lesitin

lento

Fr linteau kapı ve pencere üstündeki yatay atkı << Lat limitaris a.a. Lat limen, limit- alt veya üst eşik

leopar

Fr léopard kedigillerden bir vahşi hayvan, panthera pardus Lat leopardus a.a. EYun leópardos λεόπαρδος za.a. § EYun léōn λέων zaslan (≈ Aram laviyā לַבׅיא za.a. ) EYun párdos πάρδος zpars

lepiska

TTü Lipiska Leipzig, Almanya'da bir kent Slav Lipsko a.a.

lepra

Lat lepra cüzzam EYun leprós λεπρός zkabuklu, pullu EYun lépos, lepor- λέπος, λεπορ- zbalık pulu << HAvr *lep- deri soymak

lerze

Fa larze لرزه ztitreme, sarsılma Fa larzan, larzīdan لرز ztitremek +a

lesitin

[ Cemiyeti Tıbbiyei Osmaniye, Lugat-i Tıbbiye, 1873]
Lécithine [Fr.]: lesitin [ Tıngır & Sinapian, Istılahat Lugati, 1892]
Lécithine [Fr.]: lesitin, madde-i demağiye [beyin maddesi], demağîn.

Fr lécithine yumurta sarısında ve sinir dokusunda bulunan organik madde (İlk kullanım: 1850 N. T. Gobley, Fr. kimyacı) EYun lékithos yumurta sarısı +in°


13.01.2018
leş

Fa lāş/lāşe لاش zceset

leşker

Fa/OFa laşkar لشكر zordu, asker

letafet

Ar laṭāfa(t) لطافة z [#lṭf faˁāla(t) msd.] güzel olma, zarafet Ar laṭafa لطف zcömertlik etti, lütfetti

letarji

Fr léthargie uyuşukluk EYun lēthargía ληθαργία zher şeyi unutarak yatma § EYun lḗthē λήθη zunutuş EYun argeía αργεία ztembellik, çalışmama EYun argós αργός ztembel, çalışmaz +ia EYun a(n)+ érgon έργον ziş, çalışma

levanten

Fr levantin Doğulu, Doğu ülkelerine ait Fr levant doğu, özellikle Doğu Akdeniz ülkeleri +in° Fr lever kalkmak, kaldırmak, (güneş) doğmak +ent° Lat levāre a.a. Lat levis hafif << HAvr *h₁lengʷʰ- (*elengʷʰ-) a.a.