leopar

lenger1

Fa langar لنگر z1. gemi demiri, çapa, 2. kalenderhane, derviş barınağı ≈ Ar ankar أنكر zgemi demiri EYun ánkyra άγκυρα za.a. ≈ EYun ankýlos αγκύλος zkıvrık, büklüm, çengel

lenger2

Yun lekári(on) λεκάρι z [küç.] küçük tencere, sahan EYun lékos λέκος ztencere, yemek kabı +arion

lengüist

Fr linguiste İng linguist dilbilimci Lat lingua dil +ist° ALat dingua << HAvr *dn̥ǵʰwéh₂s (*dn̥ǵʰwā́s) a.a.

lens

İng contact lens göze temas eden mercek İng lens mercek (İlk kullanım: 1691 Isaac Newton, Optics.) Lat lens, lent- mercimek

lento

Fr linteau kapı ve pencere üstündeki yatay atkı << Lat limitaris a.a. Lat limen, limit- alt veya üst eşik

leopar

[ Cumhuriyet - gazete, 1936]
sivri kargılarile leopar avına çıkmış yerlilerdir

Fr léopard kedigillerden bir vahşi hayvan, panthera pardus Lat leopardus a.a. EYun leópardos λεόπαρδος za.a. § EYun léōn λέων zaslan (≈ Aram laviyā לַבׅיא za.a. ) EYun párdos πάρδος zpars

 pars

Not: EYun léon bir Sami dilinden, párdos bir İran dilinden alıntıdır. Karş Akad labˀu/lābu, Ugar lbˀu "aslan". Yunanca sözcük *lewo- biçiminden evrilmiştir.

Bu maddeye gönderenler: bukalemun, pantolon


10.12.2015
lepiska

TTü Lipiska Leipzig, Almanya'da bir kent Slav Lipsko a.a.

lepra

Lat lepra cüzzam EYun leprós λεπρός zkabuklu, pullu EYun lépos, lepor- λέπος, λεπορ- zbalık pulu << HAvr *lep- deri soymak

lerze

Fa larze لرزه ztitreme, sarsılma Fa larzan, larzīdan لرز ztitremek +a

lesitin

Fr lécithine yumurta sarısında ve sinir dokusunda bulunan organik madde (İlk kullanım: 1850 N. T. Gobley, Fr. kimyacı) EYun lékithos yumurta sarısı +in°

leş

Fa lāş/lāşe لاش zceset