lento

lenf

Fr lymphe lenfatik sistemde dolaşan şeffaf vücut sıvısı, akkan Lat lympha su, her çeşit sıvı

lenger1

Fa langar لنگر z1. gemi demiri, çapa, 2. kalenderhane, derviş barınağı ≈ Ar ankar أنكر zgemi demiri EYun ánkyra άγκυρα za.a. ≈ EYun ankýlos αγκύλος zkıvrık, büklüm, çengel

lenger2

Yun lekári(on) λεκάρι z [küç.] küçük tencere, sahan EYun lékos λέκος ztencere, yemek kabı +arion

lengüist

Fr linguiste İng linguist dilbilimci Lat lingua dil +ist° ALat dingua << HAvr *dn̥ǵʰwéh₂s (*dn̥ǵʰwā́s) a.a.

lens

İng contact lens göze temas eden mercek İng lens mercek (İlk kullanım: 1691 Isaac Newton, Optics.) Lat lens, lent- mercimek

lento

[ TDK, Türkçe Sözlük, 2. Baskı, 1955]
lento: Kapı ve pencerelerin üstüne atılan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.

Fr linteau kapı ve pencere üstündeki yatay atkı << Lat limitaris a.a. Lat limen, limit- alt veya üst eşik

 liman

Bu maddeye gönderenler: asmolen, elimine, süblime, sübliminal


28.06.2019
leopar

Fr léopard kedigillerden bir vahşi hayvan, panthera pardus Lat leopardus a.a. EYun leópardos λεόπαρδος za.a. § EYun léōn λέων zaslan (≈ Aram laviyā לַבׅיא za.a. ) EYun párdos πάρδος zpars

lepiska

TTü Lipiska Leipzig, Almanya'da bir kent Slav Lipsko a.a.

lepra

Lat lepra cüzzam EYun leprós λεπρός zkabuklu, pullu EYun lépos, lepor- λέπος, λεπορ- zbalık pulu << HAvr *lep- deri soymak

lerze

Fa larze لرزه ztitreme, sarsılma Fa larzan, larzīdan لرز ztitremek +a

lesitin

Fr lécithine yumurta sarısında ve sinir dokusunda bulunan organik madde (İlk kullanım: 1850 N. T. Gobley, Fr. kimyacı) EYun lékithos yumurta sarısı +in°