lenduha

leke

Fa lak/lakā لك/لكا z1. lak zamkı, gomalaktan elde edilen kırmızı boya, 2. giyside leke

leksikon

İng lexicon sözlük, lugatçe EYun leksikón λεξικόν za.a. EYun léksis λέξις z1. söz, söylem, 2. sözcük +ik° EYun légō, log- λέγω2, λογ- zaymak, söylemek +sis

lektör

Fr lecteur okuyucu, okuyan Lat lector a.a. Lat legere okumak +()tor

lemma

YLat lemma matematikte bir tür varsayım EYun lḗmma λήμμα zelde tutulan, önerme, varsayım EYun lambánō, lab- λαμβάνω, λαβ- ztutmak +ma(t) << HAvr *(s)leh₂gʷ- (*(s)lāgʷ-) a.a.

lemur

YLat lemur bir tür memeli hayvan Lat lemures ölmüşlerin ruhları

lenduha

[ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
Bu mahalde hammām kubbesi gibi bir taş vardır. Ol taşa bir ādem dokunsa ırġalanır, lendühā لندها atdı derler. [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
lendühā لندها: Acebe, iri cüsseli. Lendühā karı.

?

Not: Karş. Fa land "penis, özellikle at ve eşek penisi", land-hā لندها "penisler".


15.09.2014
lenf

Fr lymphe lenfatik sistemde dolaşan şeffaf vücut sıvısı, akkan Lat lympha su, her çeşit sıvı

lenger1

Fa langar لنگر z1. gemi demiri, çapa, 2. kalenderhane, derviş barınağı ≈ Ar ankar أنكر zgemi demiri EYun ánkyra άγκυρα za.a. ≈ EYun ankýlos αγκύλος zkıvrık, büklüm, çengel

lenger2

Yun lekári(on) λεκάρι z [küç.] küçük tencere, sahan EYun lékos λέκος ztencere, yemek kabı +arion

lengüist

Fr linguiste İng linguist dilbilimci Lat lingua dil +ist° ALat dingua << HAvr *dn̥ǵʰwéh₂s (*dn̥ǵʰwā́s) a.a.

lens

İng contact lens göze temas eden mercek İng lens mercek (İlk kullanım: 1691 Isaac Newton, Optics.) Lat lens, lent- mercimek