leke

lehim

Ar laḥm/liḥām لحم z [#lḥm faˁl msd.] 1. et, 2. lehim, özellikle altın ve gümüşü yamamak için kullanılan metal alaşım

lehtar

§ Ar lahi onun için, ondan yana Fa dār tutan, +ci

lejand

Fr légende 1. destan, efsane, 2. açıklayıcı yazı, tarifname, resim veya harita alt yazısı Lat legenda [çoğ.] okunacak şeyler Lat legendum okunacak şey Lat legere, lect- 1. seçmek, 2. (yazı) okumak +end°

lejitimist

Fr légitimiste meşruluktan yana olan Fr légitime meşru, hukuka uygun +ist° Lat legitimus a.a. Lat lex, leg- yasa

lejyon

Fr légion özel ordu birliği Lat legiō ordu, alay Lat legere seçmek, ayırmak +()tion << HAvr *leǵ- seçmek, ayırmak

leke

[ anon., Câmiü'l-Fürs, 1501]
lek [giyside leke] [ Meninski, Thesaurus, 1680]
leke (...) lekelenmek

Fa lak/lakā لك/لكا z1. lak zamkı, gomalaktan elde edilen kırmızı boya, 2. giyside leke

 lak1

Benzer sözcükler: lekelemek, lekelenmek, lekeli, lekesiz


01.09.2017
leksikon

İng lexicon sözlük, lugatçe EYun leksikón λεξικόν za.a. EYun léksis λέξις z1. söz, söylem, 2. sözcük +ik° EYun légō, log- λέγω2, λογ- zaymak, söylemek +sis

lektör

Fr lecteur okuyucu, okuyan Lat lector a.a. Lat legere okumak +()tor

lemma

YLat lemma matematikte bir tür varsayım EYun lḗmma λήμμα zelde tutulan, önerme, varsayım EYun lambánō, lab- λαμβάνω, λαβ- ztutmak +ma(t) << HAvr *(s)leh₂gʷ- (*(s)lāgʷ-) a.a.

lemur

YLat lemur bir tür memeli hayvan Lat lemures ölmüşlerin ruhları

lenduha

?