lazım

laylaylom

ünl anlamsız şarkı sözü

laytmotif

Alm Leitmotiv müzikte sık sık tekrarlanan ana motif § Alm Leit öncü, önder (Alm leiten öncülük etmek, önden gitmek << Ger *laidjan a.a. ) Alm Motiv

layüsel

Ar lā yusˀal لا يسءل z [#sAl] «sorulmaz», sorumsuz § Ar لا zdeğil Ar yusˀal يسءل zsorulur (şimdiki zaman edilgen eril 3. tekil şahıs) Ar saˀala سأل zsordu

lazanya

İt lasagna 1. kapçık, 2. bir tür mantı << Lat lasanum kap, kavanoz

lazer

İng laser [abb.] bir tür ışın (İlk kullanım: 1959 Gordon Gould, Amer. fizikçi.) İng light amplification by stimulated emissi uyarılmış ışıma yoluyla ışık yükseltimi

lazım

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
ˁAcz u nāliş pes bize lāzim-dürür [ Meninski, Thesaurus, 1680]
lāzim: gereklü, gerek, mācib, lāyık neme lazım [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
neme lazim: ne vazifem

Ar lāzim لازم z [#lzm fāˁil fa.] gereken, gerekli Ar lazima لَزِمَ zsarıldı, gerekti

 lüzum

Not: İkinci hecede kalınlaşma açıklanmaya muhtaçtır.

Benzer sözcükler: lazime, lazımlı, lazımlık, neme lazım, nemelazımcı

Bu maddeye gönderenler: levazım


03.02.2020
lazut

≈ TTü lağız/lağoz/lağuz mısır (Doğu Karadeniz ağızları) (Kaynak: DS sf. 3058)<? Yun laχaínō λαχαίνω zkazmak, toprağı sürmek

leasing

İng leasing her türlü kiralama İng lease kiralamak +ing Fr laisser bırakmak << OLat laxare a.a.

leb

Fa/OFa lab لب zdudak << HAvr *leb- a.a.

lebbeyk

Ar labbayk لبّيك z [#lby] «sana geldim, çağrına uydum», hac sırasında Arafat'ta söylenen bir söz Ar labbā لبّا zicabet etti, davete uydu

lebiderya

§ Fa lab dudak, (mec.) kenar Fa daryā deniz