layiha

lavman

Fr lavement yıkama, özellikle makattan su vererek kalın bağırsağı temizleme Fr laver yıkamak +ment° << Lat lavare a.a.

lavta

İt lauto bir tür telli çalgı, ud Ar al-ūd الود za.a.

lavuk

Kürd lawik [küç.] oğlan çocuğu Kürd law oğlan, oğul

layemut

Ar lā yamūt لا يَمُوت zölmez, ölümsüz § Ar لا zdeğil Ar yamūt يموت z [#mwt] ölür (geniş zaman eril 3. tekil şahıs) Ar māta مَاتَ zöldü

layık

Ar lāˀiḳ لايق z [#lyḳ fāˁil fa.] yakışan Ar lāḳa لاق zyakıştı

layiha

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
lāyiḥa: Res evidens [zahir olan şey] YO: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
lāyiḥa: Beyanname, takrir, müdellel izah.

Ar lāyiḥ لايح z [#lwḥ fāˁil fa.] zahir, görünen Ar lāḥa لاح zzuhur etti, görünür oldu, belirdi

 levha


04.08.2014
laylaylom

ünl anlamsız şarkı sözü

laytmotif

Alm Leitmotiv müzikte sık sık tekrarlanan ana motif § Alm Leit öncü, önder (Alm leiten öncülük etmek, önden gitmek << Ger *laidjan a.a. ) Alm Motiv

layüsel

Ar lā yusˀal لا يسءل z [#sAl] «sorulmaz», sorumsuz § Ar لا zdeğil Ar yusˀal يسءل zsorulur (şimdiki zaman edilgen eril 3. tekil şahıs) Ar saˀala سأل zsordu

lazanya

İt lasagna 1. kapçık, 2. bir tür mantı << Lat lasanum kap, kavanoz

lazer

İng laser [abb.] bir tür ışın (İlk kullanım: 1959 Gordon Gould, Amer. fizikçi.) İng light amplification by stimulated emissi uyarılmış ışıma yoluyla ışık yükseltimi