lanse

lanet

Ar laˁna(t) لعنة z [#lˁn faˁla(t) msd.] beddua, ilenme Ar laˁana لعن zlanetledi

langır

onom çalkama sesi, kaba konuşma sesi onom lakır

langırt

onom langır içi boş kutu veya teneke sesi +t

langust

Fr langouste istakoza benzer deniz kabuklusu << OLat *lacusta 1. çekirge, 2. deniz çekirgesi, langust ≈ Lat locusta çekirge

lanolin

Fr lanoline Alm Lanolin yünden elde edilen bir yağ (İlk kullanım: Oscar Liebreich, Alm. kimyacı (1838-1908).) § Lat lana yün (ALat *wlana << HAvr *h₂wĺ̥h₁-neh₂ (*awlḗ-nā) yün ) Lat oleum yağ +in°

lanse

[ Ahmed Rasim, Şehir Mektupları, 1898]
beli korseyle prese, kordonunun bir ucu lanse [ Cumhuriyet - gazete, 1930]
'Dünyanın Sonu' bir de yıldız lânse etmiştir: Kolet Dafoy

Fr lancer mızrakla hücum etmek, atmak, fırlatmak, başlatmak << OLat lanceare [den.] mızrak atmak, süvari akın etmek Lat lancea mızrak

Not: İng launch (a.a.) Fransızcadan alıntıdır.

Benzer sözcükler: lansman, relansman

Bu maddeye gönderenler: freelance, rölans


29.09.2017
lantan

Fr lanthane Alm Lanthan nadir metallerden bir element (İlk kullanım: 1839 Carl Gustav Mosander, İsv. kimyacı (1797-1858).) EYun lanthánō, lath- λανθάνω, λαθ- zgözden ırak olmak, gizlenmek << HAvr *lh₂-n-dʰ- (*la-n-dʰ-) saklı olmak

lap

onom yeme ve içme sesi, gevşek nesne sesi

lapa

onom lap sulu ve gevşek nesne sesi, yeme sesi

laparoskopi

İng laparoscopy karın içi bölgesini gözleme EYun lapará λαπαρά z [n. çoğ.] kasık, karnın iki yanındaki yumuşak kısım (EYun laparós λαπαρός zyumuşak, kof )

lapin

Yun lábena λάμπαινα zalaca renkli bir balık, labrus Yun lábō λάμπω zparlamak, parıldamak, alaca olmak