lança

lambri

Fr lambris ahşap kaplama OLat lambruscare sarmaşıklanmak Lat lambrusca sarmaşık

lame

Fr lamé [pp.] ince metal şeritlerle işlenmiş şey, simli yün iplik Fr lame ince tabaka

lamekân

Ar lā makān mekânsız, uzam dışı

lamel

Fr lamelle ince tabaka, levhacık Lat lamella [küç.] Lat lama +ell°

laminat

İng laminate ince bir tabakayla kaplanmış şey Lat laminatus [pp.] a.a. Lat laminare tabakalamak +()t°

lança

"tas, çanak" [ anon., Tezkiretü'l-Evliya terc., 1341]
ol arada bir legençe getürdiler, Ali Hasan'a ābdest almayı öğretdi [ Türkiye'de Halk Ağızlarından Derleme Sözlüğü, <1960]
lanca: Zeytinyağı koymaya yarayan, galvanizden yapılmış, silindir biçiminde büyük kap. (Edremit ağzı)

Fa lagança لگنچه z [küç.] küçük leğen, çanak Fa lagan +ça3

 leğen

Not: Ege ağızlarında yaygındır.


03.10.2017
lando

Fr landau iki yanda körükleri olan dört kişilik at arabası öz Landau Almanya'da bir kent

lanet

Ar laˁna(t) لعنة z [#lˁn faˁla(t) msd.] beddua, ilenme Ar laˁana لعن zlanetledi

langır

onom çalkama sesi, kaba konuşma sesi onom lakır

langırt

onom langır içi boş kutu veya teneke sesi +t

langust

Fr langouste istakoza benzer deniz kabuklusu << OLat *lacusta 1. çekirge, 2. deniz çekirgesi, langust ≈ Lat locusta çekirge