lak2

lahuri

Fa/Ar lāhūrī لاهورى zLahor kentine ait öz Lahor/Lahur Pakistan'da bir kent

lahza

Ar laḥẓa(t) لاحظة z [#lḥẓ faˁla(t) mr.] göz atış süresi, an Ar laḥaẓa لحظ zgöz attı, baktı

laik

Fr laïque kilisenin kamu yönetiminden uzaklaştırılmasını savunan ≈ Fr laïc rahip olmayan << OLat laicus rahip olmayan EYun laïkós λαïκός zhalka ait, halktan EYun laós λαός zhalk, kamu +ik°

lain

Ar laˁīn لعين z [#lˁn faˁīl sf.] lanetli Ar laˁana لعن zlanetledi

lak1

Ar/Fa lāk لاك zHindistan'a özgü bir tür zamk ve bundan elde edilen parlak kırmızı boya Hind lakh a.a. Sans lākşā/rākşā लाक्षा za.a. Sans rac-, rāg- boyamak

lak2

TTü: [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
bir yere cemolup ... müşavere-i laklaka ederlerdi. laklakiyat [ Abdülhak Hamid, Mektuplar, 1875]
kocakarı laklakiyatı

onom dil şaklatma sesi, sıvı çalkama sesi ≈ Ar laqlaqa(t) çok konuşma sesi

Not: Karş. Ar laḳlaḳ/laklak "1. leylek, 2. boş lakırdı". Türkçe onomatope Arapçadan bağımsız yapıda olduğu halde, türevlerde ondan etkilenmiş görünür.

Benzer sözcükler: laklak, laklaka, laklakiyat

Bu maddeye gönderenler: lakırdı, langır, langırt, leylek, lık


06.04.2019
lakap

Ar laḳab لَقَب z [#lḳb faˁal ] künye, unvan

lakayt

Ar lā ḳayd لا قيد zkayıtsız, bağlı olmayan

lake

Fr lacqué [pp.] lak cilası ile cilalanmış Fr laque Hindistan'dan gelen parlak bir tür bitkisel cila Port laca a.a. Hind lakh a.a.

lakerda

Yun lakérda λακέρδα zpalamut veya orkinos tuzlaması ≈ Lat lacerta 1. kertenkele, 2. bir tür deniz balığı, belki istavrit

lakırdı

onom lak/lakır dil şaklatma sesi, su sesi +tI