lahika

lagün

Fr lagune deniz kıyısında kum birikmesiyle oluşan göl Ven laguna [küç.] gölcük, Venedik körfezi Lat lacus göl << HAvr *lóku-s a.a.

lağım

Ar laġam/laġm لغم zyer altı kanalı, tünel EYun laχōma λαχώμα zkazı, hendek, tünel EYun laχaínō λαχαίνω zkazmak +ma(t)

lağv

Ar laġw لغو z [#lġw faˁl msd.] 1. boş konuşma, beyhude şey, 2. geçersiz ve yok hükmünde olma, 3. dilbilgisi açısından geçersiz söz Ar laġā لغا zboş söz söyledi, lakırdı etti, boş konuştu ≈ Ar luġa(t) لغة zsöz, lakırdı

lahana

Yun láχano λάχανο zkelem, lahana << EYun láχanon λάχανον z [dev.] her türlü sebze EYun laχaínō λαχαίνω zkazmak, toprağı sürmek

lahavle

Ar lā ḥawla wa lā ḳuwwata illā billāh لا حول و لا قوّت لّاالله z«Allah'tan başka güç ve kuvvet yoktur», sabır duası § Ar لا zdeğil, yok Ar ḥawl حول zgüç, kuvvet, hal

lahika

[ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
lāhıḳ olmak [eklenmek] [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
lāhıka: ilave, tekmile

Ar lāḥiḳa(t) لاحقة z [#lḥḳ fāˁila(t) fa. fem.] eklenen şey, ilave, zeyl Ar laḥaḳa لحق zkatıldı, eklendi

Bu maddeye gönderenler: ilhak (mülhak), iltihak


14.11.2014
lahit

Ar laḥd لحد z [#lḥd faˁl msd.] mezar, kabir, özellikle eski Roma tarzında nişleri olan mezar odası ve bu tarzda ölü gömme

lahmacun

Ar laḥm ˁacīn لحم عجين z [#lḥm] (hamur gibi) yoğrulmuş et § Ar laḥm لحم zet Ar ˁacīn عجين z [#ˁcn] yoğrulmuş, hamur

lahos

Yun vláχos βλάχος z1. Eflaklı, Ulah, 2. ahmak, aptal, 3. bir tür balık, epinephelus aeneus Ger *walhaz yabancı, tat, dil bilmez

lahuri

Fa/Ar lāhūrī لاهورى zLahor kentine ait öz Lahor/Lahur Pakistan'da bir kent

lahza

Ar laḥẓa(t) لاحظة z [#lḥẓ faˁla(t) mr.] göz atış süresi, an Ar laḥaẓa لحظ zgöz attı, baktı