lahana

laga luga

Ar laġā luġā لغا لُغا z [#lġw] «söyledi söylendi», lakırdı, dedikodu

lagar

Fa lāġar لاغر zyorgun, zayıf

lagün

Fr lagune deniz kıyısında kum birikmesiyle oluşan göl Ven laguna [küç.] gölcük, Venedik körfezi Lat lacus göl << HAvr *lóku-s a.a.

lağım

Ar laġam/laġm لغم zyer altı kanalı, tünel EYun laχōma λαχώμα zkazı, hendek, tünel EYun laχaínō λαχαίνω zkazmak +ma(t)

lağv

Ar laġw لغو z [#lġw faˁl msd.] 1. boş konuşma, beyhude şey, 2. geçersiz ve yok hükmünde olma, 3. dilbilgisi açısından geçersiz söz Ar laġā لغا zboş söz söyledi, lakırdı etti, boş konuştu ≈ Ar luġa(t) لغة zsöz, lakırdı

lahana

[ Codex Cumanicus, 1303]
cauli [lahana] - Fa: kalem [kelem] - Tr: laghan [ Danişmend-Name, 1360]
[Rumların yediği tiksindirici şeyler sayılırken] doŋuz yahnisi, alaχana turşısı, keşur kalyası, sığır işkenbesi

Yun láχano λάχανο zkelem, lahana << EYun láχanon λάχανον z [dev.] her türlü sebze EYun laχaínō λαχαίνω zkazmak, toprağı sürmek

Not: Laχainō fiili için Frisk sf. II.92.

Benzer sözcükler: Brüksel lahanası, karalahana

Bu maddeye gönderenler: lağım, lazut


08.10.2017
lahavle

Ar lā ḥawla wa lā ḳuwwata illā billāh لا حول و لا قوّت لّاالله z«Allah'tan başka güç ve kuvvet yoktur», sabır duası § Ar لا zdeğil, yok Ar ḥawl حول zgüç, kuvvet, hal

lahika

Ar lāḥiḳa(t) لاحقة z [#lḥḳ fāˁila(t) fa. fem.] eklenen şey, ilave, zeyl Ar laḥaḳa لحق zkatıldı, eklendi

lahit

Ar laḥd لحد z [#lḥd faˁl msd.] mezar, kabir, özellikle eski Roma tarzında nişleri olan mezar odası ve bu tarzda ölü gömme

lahmacun

Ar laḥm ˁacīn لحم عجين z [#lḥm] (hamur gibi) yoğrulmuş et § Ar laḥm لحم zet Ar ˁacīn عجين z [#ˁcn] yoğrulmuş, hamur

lahos

Yun vláχos βλάχος z1. Eflaklı, Ulah, 2. ahmak, aptal, 3. bir tür balık, epinephelus aeneus Ger *walhaz yabancı, tat, dil bilmez