lafazan

laço

Roma laço iyi, emin

lades

Fa yād ast ياد أست zhatırımda!

ladin

Ar lādan لادن zcistus creticus bitkisinden elde edilen aromatik zamk, ladanum ≈ İbr lādān לדנא za.a. Akad ladinnu, ladunu aromatik bir madde

laedri

Ar lā ˀadrīya(t) لا أدريّة z«bilmemciler», kuşkuculuk, skeptizm § Ar لا zdeğil Ar adrī أدرى z [#dry] bilirim, biliyorum

laf

Fa lāf لاف zsöz, özellikle anlamsız söz

lafazan

lafazanlık "çok konuşma" [ Artin Hindoğlu, Hazine-i Lugat, 1831]
Loquacité [Fr.]: lafazanlık

Fa lāf-zan لافزن zlaf çalan, laf döven

 laf, +zen


25.10.2017
lafız

Ar lafẓ لفظ z [#lfẓ faˁl msd.] ağızdan çıkan anlamlı ses, söz Ar lafaẓa لفظ zartiküle etti, telaffuz etti

laga luga

Ar laġā luġā لغا لُغا z [#lġw] «söyledi söylendi», lakırdı, dedikodu

lagar

Fa lāġar لاغر zyorgun, zayıf

lagün

Fr lagune deniz kıyısında kum birikmesiyle oluşan göl Ven laguna [küç.] gölcük, Venedik körfezi Lat lacus göl << HAvr *lóku-s a.a.

lağım

Ar laġam/laġm لغم zyer altı kanalı, tünel EYun laχōma λαχώμα zkazı, hendek, tünel EYun laχaínō λαχαίνω zkazmak +ma(t)