kuyum

kuvvet

Ar ḳuwwa(t) قوّة z [#ḳwy fuˁla(t) mr.] güç Ar ḳawiya قوى zgüçlü idi, güçlendi

kuymak

≈ ETü kuyma 1. dökme metal, 2. dökme ekmek, lavaş ≈ Moğ koymag katmer, gözleme +(A)mAk

kuyruk

<< ETü kudruk kuyruk ≈ Moğ qudurga(n) 1. atın kuyruğundan geçen eğer kayışı, kuskun, 2. atın sağrısı

kuytu

Moğ qoitu art, gün görmeyen taraf, kuzey Moğ qoi- arka, art, geri

kuyu

<< ETü kuduġ kuyu ≈ Moğ qudug/quddug a.a.

kuyum

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
er küpke suw ḳuydı [[adam küpe su döktü. Herhangi bir sıvı ve benzerinin boşaltılmasını anlatır.]] KTü: "döküm" [ anon., Kitab-ı Mecmu-ı Tercüman-ı Türkî, 1343]
aṣ-ṣāˀiġ [altın veya gömüş dökümcü]: gümüşçi - [[ve Türkmenler arasında kuyumçı denir]] TTü: "... çeyiz" [ Müstakimzade, Kanunü'l-Edeb terc., 1769]
cihāz ki tezvīc olunan χātuna verdikleri levāzım-ı beyttir, aŋa Türkīde kuyum denir.

ETü kuy- dökmek +Im << ETü *kud- ≈? ETü kod- koymak, bırakmak

 koy-

Not: Karş. ETü koyar "salya akıtan", koyun- "su dökünmek", kuyma "dökme metalden yapılmış nesne".

Benzer sözcükler: kuyumcu

Bu maddeye gönderenler: kotar-


28.03.2019
kuyut

Ar ḳuyūd قيود z [#ḳyd fuˁūl çoğ.] koşullar, bağlar Ar ḳayd قيد z [t.]

kuz

<< ETü kūz güneşsiz yer, gölge

kuzen

Fr cousin amca, hala, dayı veya teyze oğlu << Lat consobrinus hala veya teyze oğlu Lat con+ sobrinus kızkardeşin ailesi, kızkardeş çocuğu << HAvr *swésr̥-iHno-s (*swésr̥-īno-s) HAvr *swésōr kızkardeş

kuzey

ETü kuz güneş almayan yer, dağın gölgeli yanı +(g)Ay

kuzgun

<< ETü kuzġun kargaya benzer kuş <? ETü kuz karanlık, kara