kuver

kutu

Yun kutí(on) κουτίον zküçük sandık, kutu << EYun kibōtion κιβωτίον z [küç.] a.a. EYun kibōtós κιβωτός zsandık +ion

kutup

Ar ḳuṭb قطب z [#ḳṭb fuˁl ] 1. eksen, aks, 2. tasavvufta en yüksek mertebeye erişmiş kişi Ar ḳaṭaba قطب z1. kaşlarını çattı, 2. bir noktaya topladı, konsantre etti

kutur

Ar ḳuṭr قطر z [#ḳṭr fuˁl ] 1. halka, daire, top, 2. halkanın eni, çap, 3. bölge, idari birim ≈ İbr ḳāṭar קטר z1. halka, çember, taç, 2. halkalanmak, duman tütmek

kuva

Ar ḳuwā قوا z [#ḳwy fuˁal çoğ.] kuvvetler Ar ḳuwwa(t) قوّة z [t.]

kuvars

Fr/İng quartz bir silisyum kristali Alm Quarz a.a. ~? Slav kvardy sert

kuver

[ İbrahim Alaattin (Gövsa), Yeni Türk Lugatı, 1930]
kuver: Sofra takımı, sofrada davetliler için ayrı ayrı konulan takımlar.

Fr couvert örtü, özellikle sofra örtüsü, sofra takımı Fr couvrir örtmek << Lat cooperire a.a.

 aperitif

Benzer sözcükler: kuvertür

Bu maddeye gönderenler: cover


30.12.2014
kuvöz

Fr couveuse 1. folluk, kuluçka yeri, 2. yeni doğan korunağı Fr couver kuluçkaya yatmak +os° << Lat cubare a.a.

kuvve

Ar ḳuwwa(t) قوّة z [#ḳwy fuˁla(t) msd.] güç, kuvvet

kuvvet

Ar ḳuwwa(t) قوّة z [#ḳwy fuˁla(t) mr.] güç Ar ḳawiya قوى zgüçlü idi, güçlendi

kuymak

≈ ETü kuyma 1. dökme metal, 2. dökme ekmek, lavaş ≈ Moğ qoymag katmer, gözleme

kuyruk

<< ETü kudruk kuyruk ≈ Moğ qudurga(n) 1. atın kuyruğundan geçen eğer kayışı, kuskun, 2. atın sağrısı