kuvöz

kutup

Ar ḳuṭb قطب z [#ḳṭb fuˁl ] 1. eksen, aks, 2. tasavvufta en yüksek mertebeye erişmiş kişi Ar ḳaṭaba قطب z1. kaşlarını çattı, 2. bir noktaya topladı, konsantre etti

kutur

Ar ḳuṭr قطر z [#ḳṭr fuˁl ] 1. halka, daire, top, 2. halkanın eni, çap, 3. bölge, idari birim ≈ İbr ḳāṭar קטר z1. halka, çember, taç, 2. halkalanmak, duman tütmek

kuva

Ar ḳuwā قوا z [#ḳwy fuˁal çoğ.] kuvvetler Ar ḳuwwa(t) قوّة z [t.]

kuvars

Fr/İng quartz bir silisyum kristali Alm Quarz a.a. ~? Slav kvardy sert

kuver

Fr couvert örtü, özellikle sofra örtüsü, sofra takımı Fr couvrir örtmek << Lat cooperire a.a.

kuvöz

[ Cumhuriyet - gazete, 1954]
Kuvöz vakitsiz doğan çocukları anne harareti ile büyüten, oksijenle besleyen modern bir alet

Fr couveuse 1. folluk, kuluçka yeri, 2. yeni doğan korunağı Fr couver kuluçkaya yatmak +os° << Lat cubare a.a.

Not: İngilizce karşılığı incubator.


30.09.2017
kuvve

Ar ḳuwwa(t) قوّة z [#ḳwy fuˁla(t) msd.] güç, kuvvet

kuvvet

Ar ḳuwwa(t) قوّة z [#ḳwy fuˁla(t) mr.] güç Ar ḳawiya قوى zgüçlü idi, güçlendi

kuymak

≈ ETü kuyma 1. dökme metal, 2. dökme ekmek, lavaş ETü kuy- dökmek +(A)mAk

kuyruk

<< ETü kudruk kuyruk ETü *kud- dökmek, indirmek +dUrUk

kuytu

<< TTü koytu çukur yer <<? TTü koyuntı girinti, kucak, çukur TTü koyun- dalmak, girmek +(In)tI