kurander

kurabiye

Fa gulābiya گلابيه zgülsuyu ile yapılan küçük hamur işi, kurabiye Fa gulāb گلاب zgülsuyu

kurak

<< ETü kurġak kuru toprak, kuru yer ETü kurıġ kuru +(g)Ak

kural

TTü kur- +Al

kuram

TTü kur- +Am

kuran

Ar ḳurˀān قرءان z [#ḳrA fuˁlān msd.] İslamın kutsal kitabı Süry ḳeryānā ܩܪܝܰܢܐ z1. kıraat, 2. (Hıristiyanlarda) kilisede belli günlerde okunacak ilahi ve duaları içeren kitap, kıraat kitabı ≈ Aram ḳaryā/ḳaryāyah קַריָיה z(Yahudilerde) kutsal kitap, veya kutsal kitabın bir ayeti Aram ḳərā 1. çağırma, seslenme, 2. okuma, özellikle kutsal kitap okuma

kurander

[ Ahmed Mithat, <1900]
terlemesin diye koşturmuyorlar, kurander hulyasıyla esen rüzgârlardan esirgiyorlar

Fr courant d'air hava akımı § Fr courant koşan şey, akım (Fr courir koşmak +ent° << Lat currere, curs- koşmak ) Lat air hava

 kur1, arya


12.02.2019
kurb

Ar ḳurb قرب z [#ḳrb fuˁl msd.] yakın olma, yakınlık Ar ḳariba قرب zyakın idi, yaklaştı, yanaştı (≈ Aram ḳrēb קרב zyakın olma, yaklaşma, ittifak etme ≈ Akad ḳerēbu a.a. )

kurbağa

<< ETü-O kurbaka kurbağa ETü baka a.a.

kurban

Ar ḳurbān قربان z [#ḳrb fuˁlān msd.] tanrıya sunulan adak Aram ḳūrbānā קוּרְבָּנָא z [#ḳrb] adak, sunu, hediye ≈ İbr ḳārbān קׇרְבָּן za.a. İbr ḳārab קרב z1. yakın olmak, yaklaşmak, 2. adak ve armağan sunmak

kurcala|mak

onom kırç/kırt kaşıma ve kazıma sesi

kurdele

İt cordella [küç.] şeritçik İt corda ip, şerit