kural

kur2

Fr cour 1. avlu, malikane, saray, 2. saray mensupları, maiyet << OLat curtis avlu << Lat cohors a.a.

kura1

Ar ḳurˁa(t) قُرْعة z [#ḳrˁ fuˁla(t) mr.] bir kabın içinden işaretli nesneleri çekmek suretiyle oynanan talih oynu ≈ Ar ḳarˁ قَرَعَ zsu kabağı

kura2

Ar ḳurāˀ قُرَا z [#ḳry fuˁlāˀ çoğ.] köyler Ar ḳarya(t) قَرْية z [t.] köy

kurabiye

Fa gulābiya گلابيه zgülsuyu ile yapılan küçük hamur işi, kurabiye Fa gulāb گلاب zgülsuyu

kurak

<< ETü kurġak kuru toprak, kuru yer ETü kurıġ kuru +(g)Ak

kural

YTü: "kaide" [ Cumhuriyet - gazete, 1934]
çocuklara musıkî kuralları (kaideleri) vererek kendilerine boğazları yırtıla yırtıla bazı parçalar söyletmek

TTü kur- +Al

 kur-


05.12.2015
kuram

TTü kur- +Am

kuran

Ar ḳurˀān قرءان z [#ḳrA fuˁlān msd.] İslamın kutsal kitabı Süry ḳeryānā ܩܪܝܰܢܐ z1. kıraat, 2. (Hıristiyanlarda) kilisede belli günlerde okunacak ilahi ve duaları içeren kitap, kıraat kitabı ≈ Aram ḳaryā/ḳaryāyah קַריָיה z(Yahudilerde) kutsal kitap, veya kutsal kitabın bir ayeti Aram ḳərā 1. çağırma, seslenme, 2. okuma, özellikle kutsal kitap okuma

kurander

Fr courant d'air hava akımı § Fr courant koşan şey, akım (Fr courir koşmak +ent° << Lat currere, curs- koşmak ) Lat air hava

kurb

Ar ḳurb قرب z [#ḳrb fuˁl msd.] yakın olma, yakınlık Ar ḳariba قرب zyakın idi, yaklaştı, yanaştı (≈ Aram ḳrēb קרב zyakın olma, yaklaşma, ittifak etme ≈ Akad ḳerēbu a.a. )

kurbağa

<< ETü-O kurbaka kurbağa ETü baka a.a.