kura2

kupür

Fr coupure kesim, kesme Fr couper kesmek +()tura

kur|mak

<< ETü kur- germek

kur1

Fr cours 1. koşu, akım, akış, seyir, rota, süreç, 2. revaç, geçerlik, 3. eğitim programı << Lat cursus [pp.] koşu, akım, süreç Lat currere koşmak +(t)° << HAvr *krs- HAvr *kers- a.a.

kur2

Fr cour 1. avlu, malikane, saray, 2. saray mensupları, maiyet << OLat curtis avlu << Lat cohors a.a.

kura1

Ar ḳurˁa(t) قُرْعة z [#ḳrˁ fuˁla(t) mr.] bir kabın içinden işaretli nesneleri çekmek suretiyle oynanan talih oynu ≈ Ar ḳarˁ قَرَعَ zsu kabağı

kura2

[ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
civârlarında olan büleydeleri [küçük beldeleri] ve kurâ ve kasabâtları ve nâhiyeleri nehb ü gâret olunup

Ar ḳurāˀ قُرَا z [#ḳry fuˁlāˀ çoğ.] köyler Ar ḳarya(t) قَرْية z [t.] köy

 karye


12.08.2017
kurabiye

Fa gulābiya گلابيه zgülsuyu ile yapılan küçük hamur işi, kurabiye Fa gulāb گلاب zgülsuyu

kurak

<< ETü kurġak kuru toprak, kuru yer ETü kurıġ kuru +(g)Ak

kural

TTü kur- +Al

kuram

TTü kur- +Am

kuran

Ar ḳurˀān قرءان z [#ḳrA fuˁlān msd.] İslamın kutsal kitabı Süry ḳeryānā ܩܪܝܰܢܐ z1. kıraat, 2. (Hıristiyanlarda) kilisede belli günlerde okunacak ilahi ve duaları içeren kitap, kıraat kitabı ≈ Aram ḳaryā/ḳaryāyah קַריָיה z(Yahudilerde) kutsal kitap, veya kutsal kitabın bir ayeti Aram ḳərā 1. çağırma, seslenme, 2. okuma, özellikle kutsal kitap okuma