kumkuma

kumar

Ar ḳimār/ḳumār قُِمَار z [#ḳmr fiˁāl ] zarla oynanan talih oyunu

kumarbaz

§ Ar ḳimār Fa bāz oynayan, oynatan

kumaş

Ar ḳumāş قماش z [#ḳmş fuˁāl msd.] dokuma, bez Aram ḳūmīsā קומיסא z [#ḳms] gömlek

kumbara

Fa χumbara/ḳumbare خمبره zküçük küp

kumkuat

İng kumquat turunçgillerden bir meyve Çin (Kanton) gamgwat 金橘 zaltın turunç ≈ Çin (Mandari jīnjú

kumkuma

[ Anonim Tevarih- Al-i Osman, 1555]
Ol sığırcuk suyı olan pıŋardan her ḳumḳumaya beşer yüz dirhem su kodı. [ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
ol yağı cerre ve ḳumḳumalara [güğümlere] doldurup [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
ḳumḳuma: her tarafı yuvarlak desti ve mürekkep şişesi. (...) fitne kumkuması: nemmam ve müfsid kimse

Ar ḳumḳum/ḳumḳuma(t) قمقم/قمقمة z [#ḳm q.] güğüm, dar boyunlu su kabı ≈ Lat cucuma a.a.

 güğüm

Not: Sözcüğün nihai kökeni Sami anadili veya bir başka eski Akdeniz dili olmalıdır. • Fitne kumkuması ve benzeri deyimlerdeki anlam ilişkisi anlaşılamadı.


14.09.2017
kumpanya

İt compagnia Fr compagnie birlik, yoldaşlık, şirket << OLat compania yoldaşlık, lonca ≈ OLat companio «ekmek paylaşan», yoldaş Lat con+ panis ekmek

kumpas

Fr compas İt compasso pergel İt con+ passo adım

kumpir

Bul/Sırp krumpír patates Alm Grundbirne «yer armudu», a.a. § Alm Grund yer Alm Birne armut

kumral

<< OTü-KT *koŋral kestane rengi ETü koŋur kestane +Il2 ≈ Moğ konggur doru (at veya deve rengi)

kumru

Ar ḳumrī قمرى z [#ḳmr] bir tür güvercin, kumru <? Ar ḳamar قمر zay