kum

kulun

<< ETü kulun at yavrusu

kulunç

≈ Ar ḳūlanc/ḳūlinc قولنج z [#ḳlnc q.] özellikle bağırsakta ani ve şiddetli sancı, kolik Yun *kōlingós κωλιγκός z << EYun kōlikós κωλικός za.a. (Kaynak: LS sf. 1016: Dsc 2:54, Gal 8:40)EYun kṓlon κώλον zkalın bağırsak

kulübe

Fa kulba/kurbe كلبه/كربه zküçük oda, hücre, dükkân EYun kalýbē καλύβη z [pp.] a.a. EYun kalyptō, kalyb- καλύπτω zörtmek, saklamak <? HAvr *ḱel- saklamak

kulüp

İng club 1. kalın sopa, topuz, 2. belli bir yerde toplanan zümre, toplantı, dernek, klik << Nor klubba topak, topuz << Ger *klumb-

kulvar

Fr couloir dere yatağı, mecra, koşu yolu Fr couler akmak +()torium

kum

ETü: [ Uygurca İyi ve Kötü Prens Öyküsü, <1000]
yeri kumı alkı kümüş [toprağı kumu tümüyle gümüştü] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ḳum [[Çigil lehçesinde "kum". Oğuzlar bu sözcüğü bilmezler.]]

<< ETü kum a.a.

Not: Karş. Moğ kumak (a.a.).

Bu maddeye gönderenler: kumsal, kumul


27.03.2015
kuma

<< OTü kuma cariye, erkeğin ikinci karısı ≈ ETü küni/küŋ a.a. OFa knīg/kanīg kız

kumanda

Fr commande [dev.] emir, yönetim, özellikle askeri birlik yönetimi Fr commander emretmek, yönetmek Lat commandare a.a. Lat con+ mandare emanet etmek, tevdi etmek, görevlendirmek

kumandan

Alm Kommandant Fr commandant amir, bir askeri birliği yöneten Fr commander emretmek +ent°

kumanya

İt compagna 1. gemi erzakının saklandığı depo, 2. gemi erzakı (Kaynak: LF sf. §212.)<< Lat compania birlikte ekmek yeme

kumar

Ar ḳimār/ḳumār قُِمَار z [#ḳmr fiˁāl ] zarla oynanan talih oyunu