kulvar

kuluçka

≈ Sırp kloçka tavuğun yumurta üstüne yatması ≈ Bul kvaçka a.a.

kulun

<< ETü kulun at yavrusu

kulunç

≈ Ar ḳūlanc/ḳūlinc قولنج z [#ḳlnc q.] özellikle bağırsakta ani ve şiddetli sancı, kolik Yun *kōlingós κωλιγκός z << EYun kōlikós κωλικός za.a. (Kaynak: LS sf. 1016: Dsc 2:54, Gal 8:40)EYun kṓlon κώλον zkalın bağırsak

kulübe

Fa kulba/kurbe كلبه/كربه zküçük oda, hücre, dükkân EYun kalýbē καλύβη z [pp.] a.a. EYun kalyptō, kalyb- καλύπτω zörtmek, saklamak <? HAvr *ḱel- saklamak

kulüp

İng club 1. kalın sopa, topuz, 2. belli bir yerde toplanan zümre, toplantı, dernek, klik << Nor klubba topak, topuz << Ger *klumb-

kulvar

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
kulvar: Geçit, dehliz.

Fr couloir dere yatağı, mecra, koşu yolu Fr couler akmak +()torium

 kulis


30.09.2017
kum

<< ETü kum a.a.

kuma

<< OTü kuma cariye, erkeğin ikinci karısı ≈ ETü küni/küŋ a.a. OFa knīg/kanīg kız

kumanda

Fr commande [dev.] emir, yönetim, özellikle askeri birlik yönetimi Fr commander emretmek, yönetmek Lat commandare a.a. Lat con+ mandare emanet etmek, tevdi etmek, görevlendirmek

kumandan

Alm Kommandant Fr commandant amir, bir askeri birliği yöneten Fr commander emretmek +ent°

kumanya

İt compagna 1. gemi erzakının saklandığı depo, 2. gemi erzakı (Kaynak: LF sf. §212.)<< Lat compania birlikte ekmek yeme