kulp

kulampara

Farsça ġulām-bāre هغلامباره z "oğlan düşkünü, oğlancı" deyiminden alıntıdır. Farsça deyim Arapça ġulām غلام z "oğlan, uşak" ve Farsça +bāre باره z "düşkün, tutkun" sözcüklerinin bileşiğidir.

kule

Arapça ḳll kökünden gelen ḳulla(t) قلّة z "zirve, doruk" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḳalla قلّ z "yükseltti, kaldırdı" fiilinin fuˁla(t) vezninde ismi merresidir.

kulis

Fransızca coulisse "asansör boşluğu, tiyatroda dekorun hızla indirilmesini sağlayan şaft, tiyatroda perde arkası" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Fransızca coulis "akışkan, akıntı" sözcüğünden türetilmiştir. Bu sözcük Fransızca couler "akmak" fiilinden türetilmiştir. Fransızca fiil Latince colare "(bir delikten) akmak, elekten geçmek" fiilinden evrilmiştir. Latince fiil Latince colum "elek" sözcüğünün isimden türetilmiş fiilidir.

kullan|mak

Eski Türkçe kul "hizmetçi, köle" sözcüğünden Türkiye Türkçesinde +lAn- ekiyle türetilmiştir.

kullukçu

Türkiye Türkçesi kulluk "köle, hizmetkâr" sözcüğünden Türkiye Türkçesinde +çI ekiyle türetilmiştir.

kulp
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Dede Korkut Kitabı, 1400? yılından önce]
Mere kavat oğlu kavat, men aşağa ḳulba yapışuram, sen yukaru ḳulba yapışursuŋ. [ Lugat-i Halimi, 1477]
deste [Fa.]: tulumuŋ bacağı ve çuvaluŋ kulpı ve gūşesi ki yapışurlar.

Köken

Arapça ḳlb kökünden gelen ḳulb قُلْب z "halka, bilezik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḳalaba قَلَبَ z "döndürdü, çevirdi, eğirdi" fiilinin fuˁl vezninde türevidir.

Daha fazla bilgi için kalp2 maddesine bakınız.


18.09.2017
kuluçka

Bulgarca kloçka клочка z "tavuğun yumurtaya yatması" sözcüğünden alıntıdır. (Kaynak: Berneker Slav. Etym. W. I.521) Bulgarca sözcük bir sözcükten türetilmiştir.

kulun

Eski Türkçe kulun "at yavrusu" sözcüğünden evrilmiştir.

kulunç

Arapça ḳlnc kökünden gelen ḳūlanc veya ḳūlinc قولنج z "özellikle bağırsakta ani ve şiddetli sancı, kolik" sözcüğü ile eş kökenlidir. Arapça sözcük Yeni Yunanca yazılı örneği bulunmayan *kōlingós κωλιγκός z sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen kōlikós κωλικός z sözcüğünden evrilmiştir. (Kaynak: Liddell & Scott, A Greek-English Lexicon sf. 1016: Dsc 2:54, Gal 8:40) Yunanca sözcük Eski Yunanca kṓlon κώλον z "kalın bağırsak" sözcüğünden türetilmiştir.

kulübe

Farsça kulba veya kurbe كلبه/كربه z "küçük oda, hücre, dükkân" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen kalýbē καλύβη z sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca kalyptō, kalyb- καλύπτω z "örtmek, saklamak" fiilinin geçmiş zaman fiil-sıfatııdır.

kulüp

İngilizce club "1. kalın sopa, topuz, 2. belli bir yerde toplanan zümre, toplantı, dernek, klik" sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük Norsça (Vikingce) klubba "topak, topuz" sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Germence yazılı örneği bulunmayan *klumb- biçiminden evrilmiştir.