kulis

kula

Eski Türkçe kula "sarıya çalan at rengi" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Moğolca aynı anlama gelen qula sözcüğü ile eş kökenlidir.

kulaç

Eski Türkçe kulaç "kol açımı mesafesi" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe kol aç sözcüğünden evrilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir.

kulak

Eski Türkçe kulkak veya kulġak "kulak, işitme organı" sözcüğünden evrilmiştir.

kulampara

Farsça ġulām-bāre هغلامباره z "oğlan düşkünü, oğlancı" deyiminden alıntıdır. Farsça deyim Arapça ġulām غلام z "oğlan, uşak" ve Farsça +bāre باره z "düşkün, tutkun" sözcüklerinin bileşiğidir.

kule

Arapça ḳll kökünden gelen ḳulla(t) قلّة z "zirve, doruk" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḳalla قلّ z "yükseltti, kaldırdı" fiilinin fuˁla(t) vezninde ismi merresidir.

kulis
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
kulis: Tiyatroda sahnenin gerisinde bulunan kısım.

Köken

Fransızca coulisse "asansör boşluğu, tiyatroda dekorun hızla indirilmesini sağlayan şaft, tiyatroda perde arkası" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Fransızca coulis "akışkan, akıntı" sözcüğünden türetilmiştir. Bu sözcük Fransızca couler "akmak" fiilinden türetilmiştir. Fransızca fiil Latince colare "(bir delikten) akmak, elekten geçmek" fiilinden evrilmiştir. Latince fiil Latince colum "elek" sözcüğünün isimden türetilmiş fiilidir.

Bu maddeye gönderenler

kulvar


30.09.2017
kullan|mak

Eski Türkçe kul "hizmetçi, köle" sözcüğünden Türkiye Türkçesinde +lAn- ekiyle türetilmiştir.

kullukçu

Türkiye Türkçesi kulluk "köle, hizmetkâr" sözcüğünden Türkiye Türkçesinde +çI ekiyle türetilmiştir.

kulp

Arapça ḳlb kökünden gelen ḳulb قُلْب z "halka, bilezik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḳalaba قَلَبَ z "döndürdü, çevirdi, eğirdi" fiilinin fuˁl vezninde türevidir.

kuluçka

Bulgarca kloçka клочка z "tavuğun yumurtaya yatması" sözcüğünden alıntıdır. (Kaynak: Berneker Slav. Etym. W. I.521) Bulgarca sözcük bir sözcükten türetilmiştir.

kulun

Eski Türkçe kulun "at yavrusu" sözcüğünden evrilmiştir.