kul

kuka2

Portekizce coco "hindistan cevizi" sözcüğünden alıntıdır. Portekizce sözcük Latince coccus "çekirdek, çam fıstığı" sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen kókkos κόκκος z sözcüğünden alıntıdır.

kukla

Yeni Yunanca kukûla κουκοῦλα z "1. kukuleta, külah, 2. tahtadan oyma külahlı figür" sözcüğünden alıntıdır. (Kaynak: Du Cange, Glossarium Mediae et Infimae Graecitatis sf. 1:727) Yunanca sözcük Latince cuculla "külah" sözcüğünden alıntıdır.

kuku

ku-ku çocuk sözünden türetilmiştir.

kukuleta

İtalyanca cucullato "külahlı, Rum rahiplerine özgü külahlı cübbe" sözcüğünden alıntıdır. İtalyanca sözcük İtalyanca ve Latince cuculla "kukuleta, külah" sözcüğünden türetilmiştir. Bu sözcük Geç Latince aynı anlama gelen coccula sözcüğü ile eş kökenlidir. (Kaynak: Du Cange, Glossarium Mediae et Infimae Latinitatis sf. 2.383) Geç Latince sözcük Latince coccus sözcüğünden +ul° ekiyle türetilmi olabilir; ancak bu kesin değildir.

kukumav

Yeni Yunanca kukuvaía κουκουβαΐα z "bir tür baykuş" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük ses yansımalı sözcüğünden türetilmiştir.

kul
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Eski Türkçe: [ Orhun Yazıtları, 735]
beglik ogluŋun kul kıldık, işilik kız ogluŋun küŋ kıldık [beylik oglunu kul kıldık, hanımlık kızını cariye kıldık] Eski Türkçe: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ḳul: al-ˁabd

Köken

Eski Türkçe kul "köle, hizmetçi" sözcüğünden evrilmiştir.

Benzer sözcükler

kapıkulu, kul köle, kulluk

Bu maddeye gönderenler

kullan-, kullukçu


24.03.2015
kula

Eski Türkçe kula "sarıya çalan at rengi" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Moğolca aynı anlama gelen qula sözcüğü ile eş kökenlidir.

kulaç

Eski Türkçe kulaç "kol açımı mesafesi" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe kol aç sözcüğünden evrilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir.

kulak

Eski Türkçe kulkak veya kulġak "kulak, işitme organı" sözcüğünden evrilmiştir.

kulampara

Farsça ġulām-bāre هغلامباره z "oğlan düşkünü, oğlancı" deyiminden alıntıdır. Farsça deyim Arapça ġulām غلام z "oğlan, uşak" ve Farsça +bāre باره z "düşkün, tutkun" sözcüklerinin bileşiğidir.

kule

Arapça ḳll kökünden gelen ḳulla(t) قلّة z "zirve, doruk" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḳalla قلّ z "yükseltti, kaldırdı" fiilinin fuˁla(t) vezninde ismi merresidir.