kulübe

kullukçu

TTü kulluk köle, hizmetkâr +çI

kulp

Ar ḳulb قُلْب z [#ḳlb fuˁl ] halka, bilezik Ar ḳalaba قَلَبَ zdöndürdü, çevirdi, eğirdi

kuluçka

≈ Sırp kloçka tavuğun yumurta üstüne yatması ≈ Bul kvaçka a.a.

kulun

<< ETü kulun at yavrusu

kulunç

≈ Ar ḳūlanc/ḳūlinc قولنج z [#ḳlnc q.] özellikle bağırsakta ani ve şiddetli sancı, kolik Yun *kōlingós κωλιγκός z << EYun kōlikós κωλικός za.a. (Kaynak: LS sf. 1016: Dsc 2:54, Gal 8:40)EYun kṓlon κώλον zkalın bağırsak

kulübe

külbe [ Ömer b. Mezîd, Mecmuatü'n-nezâir, 1437]
Ey Nāimī külbe-i ahzānda χoş geç kim... [hüzünler kulübesinde...]

Fa kulba/kurbe كلبه/كربه zküçük oda, hücre, dükkân EYun kalýbē καλύβη z [pp.] a.a. EYun kalyptō, kalyb- καλύπτω zörtmek, saklamak <? HAvr *ḱel- saklamak

 kiler

Bu maddeye gönderenler: apokalips, kilim, ökaliptüs


14.11.2019
kulüp

İng club 1. kalın sopa, topuz, 2. belli bir yerde toplanan zümre, toplantı, dernek, klik << Nor klubba topak, topuz << Ger *klumb-

kulvar

Fr couloir dere yatağı, mecra, koşu yolu Fr couler akmak +()torium

kum

<< ETü kum a.a.

kuma

<< OTü kuma cariye, erkeğin ikinci karısı ≈ ETü küni/küŋ a.a. OFa knīg/kanīg kız

kumanda

Fr commande [dev.] emir, yönetim, özellikle askeri birlik yönetimi Fr commander emretmek, yönetmek Lat commandare a.a. Lat con+ mandare emanet etmek, tevdi etmek, görevlendirmek