kukumav

kuka1

Yun kukía κουκία z [çoğ.] Yun kúkion κουκίον z [küç.] bakla tanesi EYun kókkos κόκκος ztane, çekirdek, çam fıstığı, nar tanesi +ion

kuka2

Port coco hindistan cevizi << Lat coccus çekirdek, çam fıstığı EYun kókkos κόκκος za.a.

kukla

Yun kukûla κουκοῦλα z1. kukuleta, külah, 2. tahtadan oyma külahlı figür (Kaynak: DuCG sf. 1:727)Lat cuculla külah

kuku

çoc ku-ku

kukuleta

İt cucullato külahlı, Rum rahiplerine özgü külahlı cübbe İt/Lat cuculla kukuleta, külah ≈ OLat coccula a.a. (Kaynak: DuCL sf. 2.383)<? Lat coccus +ul°

kukumav

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
kukumav: Pek iri başlı ufak yırtıcı nehari kuş.

Yun kukuvaía κουκουβαΐα zbir tür baykuş onom


01.10.2014
kul

<< ETü kul köle, hizmetçi

kula

<< ETü kula sarıya çalan at rengi ≈ Moğ qula a.a.

kulaç

<< ETü kulaç kol açımı mesafesi <<? ETü kol aç

kulak

<< ETü kulkak/kulġak kulak, işitme organı

kulampara

Fa ġulām-bāre هغلامباره zoğlan düşkünü, oğlancı § Ar ġulām غلام zoğlan, uşak Fa +bāre باره zdüşkün, tutkun