koz

koyak

TTü koy çukur, vadi +Ak

koyu

<< ETü koyuġ yoğun <? ETü *koy- koymak, bırakmak +I(g)

koyun1

<< ETü koñ koyun

koyun2

<< ETü koñ 1. çukur yer, vadi, 2. kucak

koyun3

ETü kodı aşağı +(I)n ETü kod- koymak, bırakmak

koz

[ İbni Mühenna, Lugat, <1310]
koz: al-cawz (...) koz yağı [ Şer'iye Sicilleri, <1600]
ḥalvayī Hacī Ahmedüŋ dükānında beyˁ olunan kozlu ḥalvada iki vuḳıyyede elli dirhem naḳṣı gelüp ḳayd olundı [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
koz: Oyunda alıcı kâğıt. (...) koz paylaşmak: Uzlaşmak, muvafakat.

Fa gawz/gōz گوز zceviz HAvr *knew-k- ceviz

Not: OFa gawz, Erm ıngūz ընկոյզ, Lat nux, nuc-, "ceviz" İng nut < knut (a.a.) ve knot "budak", Eski İrlandaca cnū, gen. cnō "ceviz" biçimleri, Havr *kneuk- ve kneut- biçimlerini varsayar. Pokorny sf. 558-559. Ceviz bitkisinin anavatanı Yukarı Mezopotamya ve Batı İran'dır. • İbr egōz אֱגוֹז ve Ar cawz "ceviz" biçimleri Eski ve Orta Farsçadan alıntı olmalıdır.

Benzer sözcükler: koz helva, koz paylaşmak, yalankoz

Bu maddeye gönderenler: ceviz, donut, koza (kozalak), nuar (nuga, nükleer)


23.08.2017
koza

Fa ġōza/ġōzak غوزه/غوزك zpamuk kozası, ipek böceği kozası Sans kóśa कोश zmeyve veya ceviz kabuğu, pamuk kozası Sans kuś- kucaklamak, içine almak

kozalak

TTü kozak pamuk kozası, çam veya meşe kozalağı +AlAk Fa ġōza/ġōzak غوزه zpamuk kozası

kozmetik

Fr cosmetique görüntü güzelleştirmeye ilişkin [sıf.], güzellik müstahzarı [ad] EYun kosmetikós κοσμετικός z EYun kosméō κοσμέω zdüzenlemek, çeki düzen vermek, donatmak, güzelleştirmek +ik°

kozmografi

Fr cosmographie yerküre ve yıldızların yapısını inceleyen bilim dalı § EYun kósmos κόσμος zevren EYun graphé γραφέ zyazım, çizim

kozmonot

İng cosmonaut Sovyet uzay gemileri mürettebatına verilen ad Rus kosmonávt a.a. § EYun kósmos κόσμος zevren EYun naútēs ναύτης zgemici, denizci