koyun2

koy

<< ETü koy/koyn 1. kucak, 2. çukur, vadi << ETü koñ a.a.

koy|mak

<< ETü kōd- koymak, bırakmak

koyak

TTü koy çukur, vadi +Ak

koyu

<< ETü koyuġ yoğun <? ETü *koy- koymak, bırakmak +I(g)

koyun1

<< ETü koñ koyun

koyun2

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
koy [[kaftanın göğüs kısmı]], elig ḳoyḳa suḳ [elini koynuna sok]] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ḳuyun, ḳoyun: Gremium, sinus [kucak, sine].

<< ETü koñ 1. çukur yer, vadi, 2. kucak

 koy

Not: ETü /ñ/ sesi Asya lehçelerinde /y/, Oğuzca ve türevlerinde /yn/ olarak yansır.


15.06.2015
koyun3

ETü kodı aşağı +(I)n ETü kod- koymak, bırakmak

koz

Fa gawz/gōz گوز zceviz HAvr *knew-k- ceviz

koza

Fa ġōza/ġōzak غوزه/غوزك zpamuk kozası, ipek böceği kozası Sans kóśa कोश zmeyve veya ceviz kabuğu, pamuk kozası Sans kuś- kucaklamak, içine almak

kozalak

TTü kozak pamuk kozası, çam veya meşe kozalağı +AlAk Fa ġōza/ġōzak غوزه zpamuk kozası

kozmetik

Fr cosmetique görüntü güzelleştirmeye ilişkin [sıf.], güzellik müstahzarı [ad] EYun kosmetikós κοσμετικός z EYun kosméō κοσμέω zdüzenlemek, çeki düzen vermek, donatmak, güzelleştirmek +ik°