koyu

kovuk

<< ETü koġuk/kovuk içi boş (yer, şey), oyuk ETü *koġ- oymak +Uk

kovuştur|mak

TTü kov- +IştIr-

koy

<< ETü koy/koyn 1. kucak, 2. çukur, vadi << ETü koñ a.a.

koy|mak

<< ETü kōd- koymak, bırakmak

koyak

TTü koy çukur, vadi +Ak

koyu

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ḳoyuġ süçik [[yoğun şarap]], yoġrut ḳoyuldı [[yoğurt koyulaştı]]

<< ETü koyuġ yoğun <? ETü *koy- koymak, bırakmak +I(g)

 koy-

Not: Belki "dibe inmiş" anlamında. Karş. ETü koḏı "aşağı".

Benzer sözcükler: kopkoyu, koyulmak, koyulaşmak, koyultmak


23.03.2015
koyun1

<< ETü koñ koyun

koyun2

<< ETü koñ 1. çukur yer, vadi, 2. kucak

koyun3

ETü kodı aşağı +(I)n ETü kod- koymak, bırakmak

koz

Fa gawz/gōz گوز zceviz HAvr *knew-k- ceviz

koza

Fa ġōza/ġōzak غوزه/غوزك zpamuk kozası, ipek böceği kozası Sans kóśa कोश zmeyve veya ceviz kabuğu, pamuk kozası Sans kuś- kucaklamak, içine almak