koy

kova

<< ETü kovġa su taşıma kabı, kova <? ETü *koġ- oymak, boşaltmak +gA

kovan

<? TTü *kova- içini boşaltmak? +In ETü kovı boş, kof +(g)A-

kovboy

İng cowboy 1. sığır çobanı, 2. başıbozuk, kural tanımayan § İng cow inek, sığır (<< Ger *kōu- a.a. << HAvr *gʷṓws a.a. ) İng boy oğlan

kovuk

<< ETü koġuk/kovuk içi boş (yer, şey), oyuk ETü *koġ- oymak +Uk

kovuştur|mak

TTü kov- +IştIr-

koy

ETü: [ Uygurca Maniheist metinler, <900]
koyınta ölüg yatur [kucağında ölü yatar] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
koy [[kaftanın göğüs kısmı]], elig ḳoyḳa suḳ [elini koynuna sok]]

<< ETü koy/koyn 1. kucak, 2. çukur, vadi << ETü koñ a.a.

Not: ETü koñ sözcüğü ETü edebi dilde koy, Oğuz lehçelerinde koyn şeklinde evrilmiştir. TTü her iki biçim anlam ayrışmasıyla kullanılır.

Bu maddeye gönderenler: koyak, koyun2


01.01.2016
koy|mak

<< ETü kōd- koymak, bırakmak

koyak

TTü koy çukur, vadi +Ak

koyu

<< ETü koyuġ yoğun <? ETü *koy- koymak, bırakmak +I(g)

koyun1

<< ETü koñ koyun

koyun2

<< ETü koñ 1. çukur yer, vadi, 2. kucak