kov|mak

koter

Fr cautère yarayı ateş veya kimyasal bir madde ile dağlama Lat cauterium a.a. EYun kautḗr καυτήρ zyakan, dağlayan EYun kaíō καίω, καυσ- zyakmak +tēr << HAvr *kāw-yo- HAvr *keh₂w- (*kāw-) a.a.

kotlet

Fr côtelette [küç.] pirzola Fr côte kaburga +et°

koton

Fr coton pamuk İt coton a.a. [mod. cotone] Ar ḳuṭn/ḳuṭun/ḳuṭṭan قطن/قطّن za.a. Akad kitum/kitunnu keten veya pamuk

kotra

Fr cotre küçük yelkenli tekne İng cutter a.a. İng to cut kesmek

kotto

İt cotta/terracotta pişmiş (toprak) İt cuocere, cott- pişirmek << Lat coquere a.a.

kov|mak

ETü: "izlemek ... sürmek" [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ıt keyikni kovdı [[köpek geyiği takip etti]], er atın kovdı [[atı sürdü]] TTü: [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
Kim neyi sever ise anı kovar TTü: "zorla uzaklaştırmak" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
Abaka Hân'ın nâmesin Bereket Hân pâre pâre edüp elçisini kovdu. TTü: kovalamak [ Meninski, Thesaurus, 1680]
kovalamak: Persequi.

<< ETü kov- 1. takip etmek, ardından gitmek, 2. sevk etmek, sürmek (özellikle at)

Not: "Zorla uzaklaştırmak" anlamı Türkiye Türkçesinde 15. yy'dan sonra belirmiş görünüyor. Fiilin özgün anlamı kovalamak fiiline aktarılmıştır.

Benzer sözcükler: kovalamak, kovdurmak, kovulmak

Bu maddeye gönderenler: kovuştur-, yelkovan


04.09.2019
kova

<< ETü kovġa su taşıma kabı, kova <? ETü *koġ- oymak, boşaltmak +gA

kovan

<? TTü *kova- içini boşaltmak? +In ETü kovı boş, kof +(g)A-

kovboy

İng cowboy 1. sığır çobanı, 2. başıbozuk, kural tanımayan § İng cow inek, sığır (<< Ger *kōu- a.a. << HAvr *gʷṓws a.a. ) İng boy oğlan

kovuk

<< ETü koġuk/kovuk içi boş (yer, şey), oyuk ETü *koġ- oymak +Uk

kovuştur|mak

TTü kov- +IştIr-