kotar|mak

koşut

TTü koş- +Ut

kot1

Fr côte 1. kaburga, 2. haritacılıkta eş yükselti eğrisi << Lat costa kaburga, vücudun yan tarafı << HAvr *kost- a.a.

kot2

marka Kot blucin markası öz Muhteşem Kot Türkiye'nin ilk blucin üreticilerinden olan tekstilci (ö. 1958)

kota

Fr quota sınırlı bir miktar OLat quota [fem.] ne kadar? Lat quot kaç? ne kadar? << HAvr *kʷi- ne?

kotan

≈ Erm kotan գոթան zağır pulluk

kotar|mak

ETü: "boşaltmak" [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ol unuġ ḳuturdı [[unu bir kaptan başkasına aktardı]], suw olmadın ḳutruldı [[su testiden boşaltıldı]] KTü: "... aktarmak" [ anon., et-Tuhfetu'z-Zekiyye fi'l-Lugati't-Türkiyye, <1400]
ġarafa'ṭ-ṭaˁām [yemeği (kepçe ile) tabağa aktardı]: ḳotardı TTü: "... iş bitirmek" [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
kotarmak: (...) 3. Bir işi tamamlanmış hale getirmek.

<< ETü kutur- dökmek, kaptan kaba aktarmak ETü *kud- dökmek +tUr-

 kuyum

Not: Karş. ETü kuḏtur- > kutur- "dökmek, yemeği aktarmak". TTü ve Kıpçakça kotar- biçimi paralel ve bağımsız bir gelişme olsa gerekir.

Benzer sözcükler: kotarılmak


28.03.2019
kote

Fr quoter sayı veya miktar tayin etmek OLat quotare [den.] a.a. Lat quot kaç? ne kadar?

koter

Fr cautère yarayı ateş veya kimyasal bir madde ile dağlama Lat cauterium a.a. EYun kautḗr καυτήρ zyakan, dağlayan EYun kaíō καίω, καυσ- zyakmak +tēr << HAvr *kāw-yo- HAvr *keh₂w- (*kāw-) a.a.

kotlet

Fr côtelette [küç.] pirzola Fr côte kaburga +et°

koton

Fr coton pamuk İt coton a.a. [mod. cotone] Ar ḳuṭn/ḳuṭun/ḳuṭṭan قطن/قطّن za.a. Akad kitum/kitunnu keten veya pamuk

kotra

Fr cotre küçük yelkenli tekne İng cutter a.a. İng to cut kesmek