kotan

koşul

TTü (şart) koş- +Il

koşut

TTü koş- +Ut

kot1

Fr côte 1. kaburga, 2. haritacılıkta eş yükselti eğrisi << Lat costa kaburga, vücudun yan tarafı << HAvr *kost- a.a.

kot2

marka Kot blucin markası öz Muhteşem Kot Türkiye'nin ilk blucin üreticilerinden olan tekstilci (ö. 1958)

kota

Fr quota sınırlı bir miktar OLat quota [fem.] ne kadar? Lat quot kaç? ne kadar? << HAvr *kʷi- ne?

kotan

[ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
onar çift cāmūs kötenin كوتن żabt éder erlerdir [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
kotan قوتان: Büyük ağır sapan, pulluk ağırı.

≈ Erm kotan գոթան zağır pulluk

Not: DankoffALT sf. §116 Ermeniceden alıntı olarak gösterir. Ancak Ermenice sözcüğün kaynağı açık değildir. Sözcüğün Anadolu ağızlarındaki yaygınlık alanı, Ermenice ihtimalini desteklemez.


07.02.2018
kotar|mak

<< ETü kutur- dökmek, kaptan kaba aktarmak ETü *kud- dökmek +tUr-

kote

Fr quoter sayı veya miktar tayin etmek OLat quotare [den.] a.a. Lat quot kaç? ne kadar?

koter

Fr cautère yarayı ateş veya kimyasal bir madde ile dağlama Lat cauterium a.a. EYun kautḗr καυτήρ zyakan, dağlayan EYun kaíō καίω, καυσ- zyakmak +tēr << HAvr *kāw-yo- HAvr *keh₂w- (*kāw-) a.a.

kotlet

Fr côtelette [küç.] pirzola Fr côte kaburga +et°

koton

Fr coton pamuk İt coton a.a. [mod. cotone] Ar ḳuṭn/ḳuṭun/ḳuṭṭan قطن/قطّن za.a. Akad kitum/kitunnu keten veya pamuk