koster

koru

<< ETü korıġ korunmuş yer ETü korı- korumak +I(g)

koru|mak

<< ETü korı- muhafaza etmek

koruk

≈ Fa ġūra غوره zolgunlaşmamış üzüm

korvet

Fr corvette bir tür gemi İsp corbeta/corveta a.a. Lat corbita «küfecik», a.a. Lat corbis sepet, küfe +et°

kostak

?

koster

[ Milliyet - gazete, 1954]
800-1000 tonluk 'koster' tipi küçük şilepler inşası için etüdler yapılmaktadır.

İng coaster kıyı boyunca yol alan küçük yük gemisi İng coast (ad) kıyı, (fiil) kıyıdan gitmek +er EFr coste 1. kaburga, gövdenin yan tarafı, 2. kenar, kıyı << Lat costa kaburga, gövdenin yanı

 kot1

Bu maddeye gönderenler: vardakosta


29.09.2017
kostik

Fr soude caustique sodanın yakılmasıyla elde edilen bir kimyasal madde, sodyum hidroksit Fr caustique yanma ile ilgili, yanık EYun kaustikós καυστικός za.a. EYun kaíō καίω, καυσ- zyakmak +istik°

kostüm

Fr costume bir topluluğa özgü giyim tarzı, resmi giysi İt costume adet, töre, adap, alışkanlık << Lat consuetudo a.a. Lat consuescere alışmak +do Lat con+ suescere, suet- [frq.] benimsemek, almak, kendine mal etmek << HAvr *swe-dʰ-sk- ) § HAvr *swé kendi, ben HAvr *dʰeh₁- (*dʰē-) komak, kılmak

koş|mak

<< ETü koş- karşılıklı veya beraber konmak, eşleşmek +Iş- ETü *ko- koymak

koşer

İbr kaşer כָּשֵׁר zuygun, özellikle Musevi dini kurallarına uygun İbr kāşer uygun olma, uyma, başarma

koşnil

Fr cochenil kabuğundan kırmızı boya elde edilen bir böcek, kirmis << OLat coccinella [küç.] a.a. Lat coccinus kırmızı EYun kókkinos κόκκινος za.a.