kostak

kortizon

İng cortisone [abb.] böbreküstü korteksi tarafından salgılanan hormon (İlk kullanım: 1936 Edward Kendall & Philip Hench, Amer. biyokimyacılar.) İng cortical steroid hormone

koru

<< ETü korıġ korunmuş yer ETü korı- korumak +I(g)

koru|mak

<< ETü korı- muhafaza etmek

koruk

≈ Fa ġūra غوره zolgunlaşmamış üzüm

korvet

Fr corvette bir tür gemi İsp corbeta/corveta a.a. Lat corbita «küfecik», a.a. Lat corbis sepet, küfe +et°

kostak

[ Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932]
kostak (Muğla): tenasüplü, biçimli, güzel. (...) kostaklanmak (Niğde): çalım satmak.

?

Not: Anadolu ağızlarında koska ve kostul "havalı, çalımlı" ve kossak "çiftleşme zamanı gelmiş koyun" biçimleri görülür. küstah < Fa gustaχ sözcüğüyle irtibatlandırılması düşünülebilir.

Benzer sözcükler: kostaklanmak


14.11.2019
koster

İng coaster kıyı boyunca yol alan küçük yük gemisi İng coast (ad) kıyı, (fiil) kıyıdan gitmek +er EFr coste 1. kaburga, gövdenin yan tarafı, 2. kenar, kıyı << Lat costa kaburga, gövdenin yanı

kostik

Fr soude caustique sodanın yakılmasıyla elde edilen bir kimyasal madde, sodyum hidroksit Fr caustique yanma ile ilgili, yanık EYun kaustikós καυστικός za.a. EYun kaíō καίω, καυσ- zyakmak +istik°

kostüm

Fr costume bir topluluğa özgü giyim tarzı, resmi giysi İt costume adet, töre, adap, alışkanlık << Lat consuetudo a.a. Lat consuescere alışmak +do Lat con+ suescere, suet- [frq.] benimsemek, almak, kendine mal etmek << HAvr *swe-dʰ-sk- ) § HAvr *swé kendi, ben HAvr *dʰeh₁- (*dʰē-) komak, kılmak

koş|mak

<< ETü koş- karşılıklı veya beraber konmak, eşleşmek +Iş- ETü *ko- koymak

koşer

İbr kaşer כָּשֵׁר zuygun, özellikle Musevi dini kurallarına uygun İbr kāşer uygun olma, uyma, başarma