koruk

kortej

Fr cortége İt corteggio hükümdarın maiyeti, saray erkânı İt corte avlu, saray

korteks

YLat cortex bir organın dış zarı, beyin zarı Lat cortex, cortic- ağaç veya meyve kabuğu << HAvr *(s)ker-t- HAvr *(s)ker-² kesmek

kortizon

İng cortisone [abb.] böbreküstü korteksi tarafından salgılanan hormon (İlk kullanım: 1936 Edward Kendall & Philip Hench, Amer. biyokimyacılar.) İng cortical steroid hormone

koru

<< ETü korıġ korunmuş yer ETü korı- korumak +I(g)

koru|mak

<< ETü korı- muhafaza etmek

koruk

[ İbni Mühenna, Lugat, <1310]
ḥiṣrim [Ar. - olgunlaşmamış üzüm]: koruk, koranuk KTü: [ anon., et-Tuhfetu'z-Zekiyye fi'l-Lugati't-Türkiyye, <1400]
ḥiṣrim [Ar.]: koruk

≈ Fa ġūra غوره zolgunlaşmamış üzüm


13.07.2015
korvet

Fr corvette bir tür gemi İsp corbeta/corveta a.a. Lat corbita «küfecik», a.a. Lat corbis sepet, küfe +et°

kostak

?

koster

İng coaster kıyı boyunca yol alan küçük yük gemisi İng coast (ad) kıyı, (fiil) kıyıdan gitmek +er EFr coste 1. kaburga, gövdenin yan tarafı, 2. kenar, kıyı << Lat costa kaburga, gövdenin yanı

kostik

Fr soude caustique sodanın yakılmasıyla elde edilen bir kimyasal madde, sodyum hidroksit Fr caustique yanma ile ilgili, yanık EYun kaustikós καυστικός za.a. EYun kaíō καίω, καυσ- zyakmak +istik°

kostüm

Fr costume bir topluluğa özgü giyim tarzı, resmi giysi İt costume adet, töre, adap, alışkanlık << Lat consuetudo a.a. Lat consuescere alışmak +do Lat con+ suescere, suet- [frq.] benimsemek, almak, kendine mal etmek << HAvr *swe-dʰ-sk- ) § HAvr *swé kendi, ben HAvr *dʰeh₁- (*dʰē-) komak, kılmak