kontinü

kontak

Fr contacte değme, temas Lat contactus [pp.] a.a. Lat contingere temas etmek, bitişmek, dokunuşmak +()t° Lat con+ tangere, tact- dokunmak

kontaminasyon

Fr/İng contamination birbirine değme, bulaşma Lat contaminare [den.] bulaşmak, bulaştırmak +(t)ion Lat contāmen dokunma, bulaşma << Lat *con-tagmen Lat con+ tangere, tag- dokunmak, değmek

kontekst

Fr contexte İng context bir olayı çevreleyen koşulların bütünü Lat contextus [pp.] doku Lat contexere, context- bir araya dokumak Lat con+ texere, text- dokumak

kontenjan

Fr contingent kısmet, pay, vergide ya da asker alımında bir şehir veya zümreye düşen pay Lat contingens «rast gelen», şans, talih, kısmet Lat con+ tangere, tact- dokunmak, denk gelmek +ent°

konteyner

İng container 1. kapsayan, içeren, 2. büyük kap, depo, ambar, özellikle deniz taşımacılığında büyük çelik depo İng contain içine almak, içermek, kapsamak +er Lat continere, content- beraber-tutmak Lat con+ tenere, tent- tutmak

kontinü

"sürekli (elektrik kaynağı)" [ Milliyet - gazete, 1950]
Kontinü cereyanlı, arklı 5 adet ve lâmbalı 2 adet cem'an 7 adet gemi projektörü "sürekli devreden üretim hattı" [ Milliyet - gazete, 1968]
Karabük Türkiye Demir ve Çelik İşletmeleri yeni kontinü hadde tesislerinde

Fr continu sürekli Lat continuus tutarlı, sürekli, zincirleme Lat continere, content- birbirini tutmak

 konteyner


06.08.2017
kontör

Fr compteur sayaç Fr compter saymak, hesaplamak +(t)or << Lat computare

kontra

Fr contre karşı, zıt << Lat contra karşı, zıt (edat ve önek) << HAvr *ḱóm-tero-s HAvr *ḱóm beraber, karşılıklı

kontrast

Fr contraste karşıtlık, zıtlık İt contrasto [dev.] a.a. OLat contra-stāre karşı durmak, zıt olmak Lat stāre, stat- durmak

kontrat

İt contratto sözleşme << OLat contractus [pp.] a.a. OLat contractare birlikte yapmak, ortaklık kurmak Lat con+ tractare sürmek, sürüklemek, götürmek, yapmak Lat tractus [pp.] sürük Lat trahere sürmek +()t°

kontratak

İng counter attack karşı-hücum