koket

kok

İng coke gazı alınmış taş kömürü

kok|mak

<< ETü kōk- kokmak

kokain

Fr cocaïne koka bitkisinden elde edilen uyarıcı madde Alm Kokain a.a. (İlk kullanım: 1856 Albert Niemann, Alm. kimyacı.) İsp coca Güney Amerika'ya özgü bir bitki +in° Quechua coca a.a.

kokarca
kokart

Fr cocarde bükülmüş kâğıttan yapılan rozet << EFr coquart horoz, horoz ibiği

koket

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
koket: Hoşa gidecek şeyler yapan, kendini beğendirmek isteyen, fındıkçı.

Fr coquette [küç.] «küçük dişi horoz», işveli kadın Fr coq horoz +et°

Bu maddeye gönderenler: kokart, kokpit (pitbull), kokteyl


15.08.2011
kokina

Yun kókkino κόκκινο z1. kırmızı, 2. kırmızı tane şeklinde meyveleri olan bir bitki, dikenli mersin, ruscus aculatus << EYun kókkinos κόκκινος zkırmızı renk EYun kókkos κόκκος z1. tane, çekirdek, fıstık, kozalak, 2. kırmız meşesinin kırmızı boya elde edilen palamudu

kokla|mak

<< TTü kokula- koku almak TTü koku +lA-

kokona

≈ Yun kokóna κοκόνα zsaygıdeğer hanım ~? Romen cocoană hanımefendi

kokoreç

Yun kokorótsi κοκορότσι zmısır koçanı (Arnavut ağzı, argo) ≈ Arn kokërroz mısır, mısır koçanı Bul/Sırp kukuruza a.a.

kokoroz1

Yun kókoras κόκορας zhoroz