kok|mak

kognitif

İng cognitive bilmeye veya tanımaya ilişkin Lat cognitivus a.a. Lat cognoscere bilmek, tanımak +(t)iv° Lat con+ gnoscere bilmek

koğuş

<< ETü koġuş oyuk, oluk ETü *koġ- oymak +Iş

kohezyon

Fr cohésion İng cohesion tutarlılık, kıvam Lat *cohaesio Lat cohaerere bir-arada tutunmak +(t)ion Lat con+ haerere, haes- tutunmak, ilinmek

koitus

Lat coitus [pp.] cinsel birleşme Lat coire birlikte gitmek +()t° Lat con+ ire, it- gitmek

kok

İng coke gazı alınmış taş kömürü

kok|mak

ETü: "kokmak" [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
et ḳōḳdı [[ateşte pişen etin kokusu yükseldi]] TTü: "... koklamak" [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
Ey bennā şimdi sen şarāb içmedüŋ mi? Buyursu ağzını kokdılar, nesne yok didiler.

<< ETü kōk- kokmak

Benzer sözcükler: kokuşmak, kokutmak

Bu maddeye gönderenler: kokarca, koku (kokla-)


27.05.2015
kokain

Fr cocaïne koka bitkisinden elde edilen uyarıcı madde Alm Kokain a.a. (İlk kullanım: 1856 Albert Niemann, Alm. kimyacı.) İsp coca Güney Amerika'ya özgü bir bitki +in° Quechua coca a.a.

kokarca
kokart

Fr cocarde bükülmüş kâğıttan yapılan rozet << EFr coquart horoz, horoz ibiği

koket

Fr coquette [küç.] «küçük dişi horoz», işveli kadın Fr coq horoz +et°

kokina

Yun kókkino κόκκινο z1. kırmızı, 2. kırmızı tane şeklinde meyveleri olan bir bitki, dikenli mersin, ruscus aculatus << EYun kókkinos κόκκινος zkırmızı renk EYun kókkos κόκκος z1. tane, çekirdek, fıstık, kozalak, 2. kırmız meşesinin kırmızı boya elde edilen palamudu