koca|mak

kobalt

Fr cobalte metalik bir element Alm kobolt maden ocaklarında yaşadığına inanılan cin [mod. kobold]

kobay

Fr cobaye bilimsel deneylerde kullanılan bir tür kemirgen memeli Karib kobaya

KOBİ

TTü küçük ve orta boy işletme [abb.]

kobra

Fr cobra gözlüklü yılan, naja naja Port cobra de capelho «şapkalı yılan», a.a. Port cobra yılan Lat colubra a.a.

koca

≈ Fa koca- saygın kişi, efendi

koca|mak

[ Gülşehri, Mantıku't-Tayr, 1317]
iy pīr-i ḥaref utanmaduŋ / kocalup kendü ölümüŋ sanmaduŋ [düşünmedin] [ Asım Ef., Burhan-ı Katı terc., 1797]
herm [Fa.]: kocalmak maˁnāsınadur. [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
kocamak: Kocalmak, kocalamak, kocalaşmak, ihtiyar olmak.

<< TTü kocal- yaşlanmak OTü koca saygın kişi, yaşlı +Al-

 koca

Not: TTü kocalmak fiilindeki /l/ sesi 19. yy'da kullanımdan düşmüş görünmektedir.


17.06.2018
kocaman

§ TTü koca yaşlı veya büyük kişi (Fa χōca a.a. ) Fa mān gibi, benzer

koç1

<< ETü-O koç erkek koyun ≈ ETü koçġar/koçŋar a.a. ≈ Moğ quça a.a.

koç2

İng coach 1. bir tür büyük at arabası, 2. sporda antrenör Alm Kotsche bir tür büyük at arabası Mac kocsi szekér a.a.

koçak

OTü koç +Ak

koçan

Bul/Sırp koçan кочан z Rus koçán коча́н zmeyve ve sebze ve özellikle lahana sapı (Kaynak: Vasmer 2356)