koşnil

koster

İng coaster kıyı boyunca yol alan küçük yük gemisi İng coast (ad) kıyı, (fiil) kıyıdan gitmek +er EFr coste 1. kaburga, gövdenin yan tarafı, 2. kenar, kıyı << Lat costa kaburga, gövdenin yanı

kostik

Fr soude caustique sodanın yakılmasıyla elde edilen bir kimyasal madde, sodyum hidroksit Fr caustique yanma ile ilgili, yanık EYun kaustikós καυστικός za.a. EYun kaíō καίω, καυσ- zyakmak +istik°

kostüm

Fr costume bir topluluğa özgü giyim tarzı, resmi giysi İt costume adet, töre, adap, alışkanlık << Lat consuetudo a.a. Lat consuescere alışmak +do Lat con+ suescere, suet- [frq.] benimsemek, almak, kendine mal etmek << HAvr *swe-dʰ-sk- ) § HAvr *swé kendi, ben HAvr *dʰeh₁- (*dʰē-) komak, kılmak

koş|mak

<< ETü koş- karşılıklı veya beraber konmak, eşleşmek +Iş- ETü *ko- koymak

koşer

İbr kaşer כָּשֵׁר zuygun, özellikle Musevi dini kurallarına uygun İbr kāşer uygun olma, uyma, başarma

koşnil

[ Ulus - gazete, 1937]
Şehir içindeki akasyelerdeki koşnil cinsinden böcekler de yok edilmektedir.

Fr cochenil kabuğundan kırmızı boya elde edilen bir böcek, kirmis << OLat coccinella [küç.] a.a. Lat coccinus kırmızı EYun kókkinos κόκκινος za.a.

 kuka1


15.02.2020
koşuk

≈ ETü koşuġ kafiyeli beyit ETü koş- ikilemek, yanyana koymak +Uk

koşul

TTü (şart) koş- +Il

koşut

TTü koş- +Ut

kot1

Fr côte 1. kaburga, 2. haritacılıkta eş yükselti eğrisi << Lat costa kaburga, vücudun yan tarafı << HAvr *kost- a.a.

kot2

marka Kot blucin markası öz Muhteşem Kot Türkiye'nin ilk blucin üreticilerinden olan tekstilci (ö. 1958)