kirpik

kiremit

Yun keramídion κεραμίδιον z [küç.] pişmiş topraktan yapma şey, tuğla EYun kéramos κέραμος zçömlekçi kili, pişmiş kilden yapılan çanak ve çömlek, tuğla +ion <<? HAvr *ḱerh₂-mo- HAvr *ker-² ateş, yakmak

kiriş

<< ETü kiriş yay gergisi ETü ker- germek +Iş

kirizma

Yun kílisma κοίλισμα zçukurlama, toprağı derin kazma Yun kílizō κοίλιζω zçukur açmak, çukur hale getirmek +ma(t) << HAvr *ḱewh₁- (*ḱew-) a.a. EYun koîlos κοῖλος zçukur, kovuk +izō

kirkit

?

kirpi

<< ETü kirpi/kirpig dikenli küçük hayvan <? ETü *kirp- +I(g)

kirpik

ETü: [ Uygurca Budist metinler, <1000]
kaşı kirpiki kök arjawrt öŋlüg [kaşı kirpiği gök lacivert renkli] KTü: [ Codex Cumanicus, 1303]
palpebrae [kirpik] - Tr: χirpiχ

<< ETü kirpik göz kapağındaki kıllar ≈? ETü kirpi dikenli hayvan +Ik

 kirpi

Not: Kırp- fiilinin her iki anlamıyla ("yün kırpmak, göz kırpmak") ilişkisi düşünülebilir. Karş. Çağ kırbık "külahın kenarına işlenen kürk şerit", kırbıktiken "kirpi". Ancak ünlü incelmesi açıklanmaya muhtaçtır.


10.04.2019
kirve

≈ Kürd kirîv vok. kirîvo çocuğu sünnet ettiren ve yaşam boyu sahip çıkan kişi Süry ḳarīvō ܩܪܝܒܐ zyakın kişi, akraba, vaftiz babası ≈ Ar ḳarīb yakın kişi, akraba

kispet

Ar kiswa(t) كِسْوة z [#ksw fiˁla(t) mr.] kıyafet, giysi

kisra

Ar kisrā كِسرا zSasani padişahlarının unvanı OFa χusraw Husrev, Sasani hanedanının kurucusu

kist

Fr kyste (tıpta) irinli torbacık EYun kýstis κύστις zsidik torbası, mesane

kisve

Ar kiswa(t)/kisba(t) كسوة/سبة z [#ksw fiˁla(t) mr.] giysi, kıyafet Ar kasā كسا zgiydirdi, örttü