kirizma

kiraz

Yun kerásion κεράσιον zkiraz << EYun kérasos κέρασος za.a. +ion

kirebolu

Yun kiropólis κηροπώλης zbalmumcu (Kaynak: LS sf. 948)EYun kērós κηρός zbalmumu

kireç

Fa girac گرج zsöndürülmüş kalsiyum karbonat ≈ Aram gīr גיר za.a. (Kaynak: Jastrow sf. 241.)≈ Akad gīru a.a. Sumer gir a.a.

kiremit

Yun keramídion κεραμίδιον z [küç.] pişmiş topraktan yapma şey, tuğla EYun kéramos κέραμος zçömlekçi kili, pişmiş kilden yapılan çanak ve çömlek, tuğla +ion <<? HAvr *ḱerh₂-mo- HAvr *ker-² ateş, yakmak

kiriş

<< ETü kiriş yay gergisi ETü ker- germek +Iş

kirizma

"toprağı saban veya kürekle altüst etme" [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
kirizma: Yeni açılan arazinin yabani kökler çıkarılmak üzere derin kazılması.

Yun kílisma κοίλισμα zçukurlama, toprağı derin kazma Yun kílizō κοίλιζω zçukur açmak, çukur hale getirmek +ma(t) << HAvr *ḱewh₁- (*ḱew-) a.a. EYun koîlos κοῖλος zçukur, kovuk +izō

 kav2

Bu maddeye gönderenler: çölyak, selentere


05.12.2015
kirkit

?

kirpi

<< ETü kirpi/kirpig dikenli küçük hayvan <? ETü *kirp- +I(g)

kirpik

<< ETü kirpik göz kapağındaki kıllar ≈? ETü kirpi dikenli hayvan +Ik

kirve

≈ Kürd kirîv vok. kirîvo çocuğu sünnet ettiren ve yaşam boyu sahip çıkan kişi Süry ḳarīvō ܩܪܝܒܐ zyakın kişi, akraba, vaftiz babası ≈ Ar ḳarīb yakın kişi, akraba

kispet

Ar kiswa(t) كِسْوة z [#ksw fiˁla(t) mr.] kıyafet, giysi