kirebolu

kip

ETü kīp kalıp

kir

<< ETü kir leke, kir

kira

Ar kirāˀ كراء z [#kry fiˁāl msd.] bir mülkten yararlanma hakkı için ödenen bedel (≈ Ar karā kiraladı ) Aram kərī, kəriyā כְרִי, כְריָא z [#kry] 1. yığın, tümsek, özellikle mal ve mahsul yığını, 2. arazi kirası olarak ödenen mahsul miktarı (Kaynak: Jastrow sf. 666.)

kiram

Ar kirām كِرام z [#krm fiˁāl çoğ.] büyükler Ar karīm كريم z [t.] büyük

kiraz

Yun kerásion κεράσιον zkiraz << EYun kérasos κέρασος za.a. +ion

kirebolu

[ Türkiye'de Halk Ağızlarından Derleme Sözlüğü, <1960]
kirebolu/kirebeli: Arıların kovan deliğini kapamak için kullandıkları sarı, yumuşak madde (Ankara, Merzifon, Silifke)

Yun kiropólis κηροπώλης zbalmumcu (Kaynak: LS sf. 948)EYun kērós κηρός zbalmumu

 monopol

Not: Kayseri-Nevşehir bölgesinde kirebolu, girebolu, gileboru, gilaburu gibi adlarla anılan Viburnum opulus meyvesi ayrı kelime olsa gerekir. • Fr cire "balmumu" eş kökenlidir.


13.03.2019
kireç

Fa girac گرج zsöndürülmüş kalsiyum karbonat ≈ Aram gīr גיר za.a. (Kaynak: Jastrow sf. 241.)≈ Akad gīru a.a. Sumer gir a.a.

kiremit

Yun keramídion κεραμίδιον z [küç.] pişmiş topraktan yapma şey, tuğla EYun kéramos κέραμος zçömlekçi kili, pişmiş kilden yapılan çanak ve çömlek, tuğla +ion <<? HAvr *ḱerh₂-mo- HAvr *ker-² ateş, yakmak

kiriş

<< ETü kiriş yay gergisi ETü ker- germek +Iş

kirizma

Yun kílisma κοίλισμα zçukurlama, toprağı derin kazma Yun kílizō κοίλιζω zçukur açmak, çukur hale getirmek +ma(t) << HAvr *ḱewh₁- (*ḱew-) a.a. EYun koîlos κοῖλος zçukur, kovuk +izō

kirkit

?