kiraz

kiosk

İngilizce kiosk "1. geniş saçaklı yazlık yapı, kameriye, 2. şehirlerde gazete satışı veya büfe olarak kullanılan saçaklı küçük yapı" sözcüğünden alıntıdır. (NOT: İngilizce sözcük Fransızca aynı anlama gelen kiosque sözcüğünden alıntıdır. ) Bu sözcük Türkiye Türkçesi köşk sözcüğünden alıntıdır.

kip

Eski Türkçe kīp "kalıp" sözcüğünden alıntıdır.

kir

Eski Türkçe kir "leke, kir" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Moğolca aynı anlama gelen kir sözcüğü ile eş kökenlidir.

kira

Arapça kry kökünden gelen kirāˀ كراء z "bir mülkten yararlanma hakkı için ödenen bedel" sözcüğünden alıntıdır. (NOT: Arapça sözcük Arapça karā "kiraladı" fiili ile eş kökenlidir. ) Bu sözcük Aramice/Süryanice kry kökünden gelen kərī, kəriyā כְרִי, כְריָא z "1. yığın, tümsek, özellikle mal ve mahsul yığını, 2. arazi kirası olarak ödenen mahsul miktarı" sözcüğünden alıntıdır. (Kaynak: Jastrow, Dict. of the Targumim, Talmud Bavli etc. sf. 666.)

kiram

Arapça krm kökünden gelen kirām كِرام z "büyükler" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça karīm كريم z "büyük" sözcüğünün fiˁāl vezninde çoğuludur.

kiraz
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Codex Cumanicus, 1303]
celezia - Fa: gulinar - Tr: χiras [kiras] [ Meninski, Thesaurus, 1680]
kerasyā p[ers]. kirās aut kires: Ceresa.

Köken

Yunanca kerásion κεράσιον z "kiraz" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen kérasos κέρασος z sözcüğünden evrilmiştir.

Ek açıklama

Fransızca cerise, İngilizce cherries vb. < Latince cerasia (aynı anlamda) < Sözcüğün kökenini Lucullus ile birleştiren rivayet doğru değildir. ▪ Pierre Chantraine, Dict. étym. de la langue grecque sf. 518 ve ▪ Hjalmar Frisk, Griechisches Etym. Wörterb. sf. 828, Kretschmer'e istinaden, Pontus kökenli olan meyvenin adının Küçük Asya dillerinden alıntı olduğunu ve Kερασούς (Giresun) yer adıyla alakalı olabileceğini belirtirler.

Bu maddeye gönderenler

çeri2


04.09.2017
kirebolu

Yunanca kiropólis κηροπώλης z "balmumcu" sözcüğünden alıntıdır. (Kaynak: Liddell & Scott, A Greek-English Lexicon sf. 948) Yunanca sözcük Eski Yunanca kērós κηρός z "balmumu" sözcüğünden türetilmiştir.

kireç

Farsça girac گرج z "söndürülmüş kalsiyum karbonat" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Aramice/Süryanice aynı anlama gelen gīr גיר z sözcüğü ile eş kökenlidir. (Kaynak: Jastrow, Dict. of the Targumim, Talmud Bavli etc. sf. 241.) Bu sözcük Akatça aynı anlama gelen gīru sözcüğü ile eş kökenlidir. Akatça sözcük Sumerce aynı anlama gelen gir sözcüğünden alıntıdır.

kiremit

Yunanca keramídion κεραμίδιον z "pişmiş topraktan yapma şey, tuğla" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Eski Yunanca kéramos κέραμος z "çömlekçi kili, pişmiş kilden yapılan çanak ve çömlek, tuğla" sözcüğünün küçültme halidir. Bu sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *ḱerh₂-mo- biçiminden evrilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Bu biçim Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *ker-² "ateş, yakmak" kökünden türetilmiştir.

kiriş

Eski Türkçe kiriş "yay gergisi" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe ker- "germek" fiilinden Eski Türkçe +Iş ekiyle türetilmiştir.

kirizma

Yunanca kílisma κοίλισμα z "çukurlama, toprağı derin kazma" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Yunanca kílizō κοίλιζω z "çukur açmak, çukur hale getirmek" fiilinden +ma(t) ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Hintavrupa Anadilinde aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *ḱewh₁- (*ḱew-) biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Eski Yunanca koîlos κοῖλος z "çukur, kovuk" sözcüğünden +izō ekiyle türetilmiştir.