kilometre

kiler

OYun kellárion κελλάριον z [küç.] odacık, hücre Lat cella hücre (<< Lat *cel-na ) Lat celare saklamak, gizlemek HAvr *ḱel- a.a.

kilim

Fa gilīm گليم zyaygı, battaniye, yatak veya yer örtüsü (≈ Aram galīmā, galīmtā גלימא za.a. ) EYun kálymma κάλυμμα zörtü EYun kalýptō καλύπτō zörtmek +ma(t)

kilise

Yun ekklisía εκκλησία zcemaat, özellikle Hıristiyan cemaati, kilise << EYun ekklēsía εκκλησία zkurultay, meclis EYun ekkaléō εκκαλέω zyüksek sesle çağırmak, ilan etmek +ia EYun ek+ kaléō καλέω zbağırmak << HAvr *kelh₁- (*kel-) bağırmak, yüksek sesle çağırmak

kilit

Fa kilīd/kelīd كليد zanahtar EYun kleïs, kleid- κλεïς, κλειδ- z [dev.] a.a. EYun kleíō κλείω zkapatmak, kapalı olmak, örtmek << HAvr *kleh₂u- (*klāw-) a.a.

kilogram

(Fr kilo [abb.] ) Fr kilogramme bin gramlık tartı birimi

kilometre

[ Mecmua-i Fünun (dergi), 1863]
Bir kilometre bin metre olub Osmanlı arşınının üç sülüsü bir metreye mukabildir. [ Basiretçi Ali Bey, İstanbul Mektupları, 1873]
bizim koca Rûzname hakikaten birkaç kilometro açıkta dolaşıyor

Fr kilomètre bin metrelik ölçü birimi

 kil(o)+, metre

Benzer sözcükler: kilometrekare


14.11.2017
kilükal

Ar ḳīl u ḳāl قيل و قال z [#ḳwl] «denildi ve dedi», dedikodu

kim

<< ETü kim soru adılı, ilgi bağlacı

kimlik

TTü kim +lIk

kimono

Fr/İng kimono Japon biçimi entari Jap kimono きもの zgiysi, entari § Jap ki giysi, giyilen (Jap kiri giymek ) Jap mono şey

kimse

<< OTü-KT kimerse kim ise << ETü kim erse