kezban

keyif

Arapça kyf kökünden gelen kayf كيف z "durum, ruh hali, özellikle iyi ruh hali, hoşnutluk" sözcüğünden alıntıdır.

keyvan

Farsça kayvān كيوان z "Satürn gezegeni" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Aramice/Süryanice aynı anlama gelen kēwān כון z sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Akatça aynı anlama gelen kayamānu sözcüğünden alıntıdır.

kez

Türkiye Türkçesi kezin "tekrar, yeniden" sözcüğü ile eş kökenlidir. Türkçe sözcük Eski Türkçe kezik "dönüş, tekerrür, sıra" fiili ile eş kökenlidir. Bu sözcük Eski Türkçe kez- "dolanmak" fiilinden Eski Türkçe +Uk ekiyle türetilmiştir.

keza

Arapça ka-ḏā كذا z "bu, şu (işaret sıfatı), böyle, şöyle (işaret zarfı)" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ka ك z "gibi" ve Arapça ḏā ذا z "o" sözcüklerinin bileşiğidir.

kezalik

Arapça ka ḏāliki كذالك z "bunun gibi, böyle" deyiminden alıntıdır. Arapça deyim Arapça ḏāliku ذالك z "bu" sözcüğünden türetilmiştir.

kezban
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Ekşi Sözlük, 2002]
kezban: lubunya dilinde deneyimsiz, toy şahıslara verilen isim (gay olanlar da kullanılırmış)

Köken

Kezban "bir kadın adı" özel adından türetilmiştir. Bu sözcük Farsça kaḏ-bānū كذبانو z "hanım efendi, ev sahibesi" sözcüğünden alıntıdır.

Daha fazla bilgi için kethüda, banu maddelerine bakınız.

Ek açıklama

Argodaki anlamı muhtemelen Hülya Koçyiğit'in oynadığı 1968 tarihli Kezban filminden türemiştir. • Aynı Farsi sözcük Osmanlı dönemi metinlerinde keybānū şeklinde kullanılır. Anadolu ağızlarında rastlanan keyveni "aşçı, iyi yemek pişiren kadın" sözcüğü bunun türevidir.

Benzer sözcükler

keyveni


06.01.2016
kezzap

Farsça tīzāb تيز آب z "«keskin su», her çeşit asit" sözcüğünden alıntıdır.

kıbbe

Arapça ḳbb kökünden gelen ḳubayba(t) قبيبة z "kubbecik, içli köfte" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḳubba(t) "kubbe" sözcüğünün fuˁayl vezninde küçültme halidir.

kıble

Arapça ḳbl kökünden gelen ḳibla(t) قِبلة z "yön, özellikle namaz yönü" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḳabala قَبَلَ z "yöneldi" fiilinin fiˁla(t) vezninde ismi merresidir.

kıblenüma

Arapça ḳibla(t) قبلة z "kıble" ve Farsça numā نما z "gösteren" sözcüklerinin bileşiğidir. (NOT: Bu sözcük Farsça numūdan "göstermek" fiilinden türetilmiştir. )

kıç

Orta Türkçe (sadece Kıpçak ve Oğuz lehçelerinde) kıç "bacağın arkası" sözcüğünden evrilmiştir.