kez

kevser

Ar kawṯar كَوثر z [#ks̠r] 1. bolluk, 2. cennette bir ırmak veya havuz, adını bu sözcükten alan Kuran suresi <? Ar kaṯura كَثُرَ zçok idi

keyfe keder

Ar kayfa kadar كيف كدر zne gam? Ar kayfa nasıl

keyfiyet

Ar kayfiyya(t) كيفيّة z [#kyf y. msd.] nasıllık, nitelik Ar kayfa كيف znasıl +īya(t)2 Ar kayf كيف zdurum

keyif

Ar kayf كيف z [#kyf] durum, ruh hali, özellikle iyi ruh hali, hoşnutluk

keyvan

Fa kayvān كيوان zSatürn gezegeni Aram kēwān כון za.a. Akad kayamānu a.a.

kez

ETü: kezik [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
seniŋ kezigiŋ keldi [[senin sıran geldi] TTü: kezin [ Yunus Emre, Bütün Şiirleri, <1320]
felek-i atlası dürdüm yedi kezin cevelân urdum [yedi defa dolandım] TTü: [ Yunus Emre, Bütün Şiirleri, <1320]
biŋ kez hacca vardın ise / biŋ kez gaza kıldın ise

≈ TTü kezin tekrar, yeniden ≈ ETü kezik dönüş, tekerrür, sıra ETü kez- dolanmak +Uk

 gez-

Not: TTü biçim muhtemelen kezin/gezin (a.a.) zarfından kısaltmadır.


14.12.2015
keza

Ar ka-ḏā كذا zbu, şu (işaret sıfatı), böyle, şöyle (işaret zarfı) § Ar ka ك zgibi Ar ḏā ذا zo

kezalik

Ar ka ḏāliki كذالك zbunun gibi, böyle Ar ḏāliku ذالك zbu

kezban

öz Kezban bir kadın adı Fa kaḏ-bānū كذبانو zhanım efendi, ev sahibesi

kezzap

Fa tīzāb تيز آب z«keskin su», her çeşit asit

kıbbe

Ar ḳubayba(t) قبيبة z [#ḳbb fuˁayl küç.] kubbecik, içli köfte Ar ḳubba(t) kubbe