kevn

kettle

İng kettle su kaynatma kazanı, bakraç, çaydanlık Lat catillus [küç.] Lat catinus a.a.

ketum

Ar katūm كتوم z [#ktm faˁūl im.] susan, sır tutan Ar katama كتم zsustu

kevaşe

~? Ar ḳawwāda(t) قوّادة z [#ḳwd mesl. fem.] fuhşa aracılık eden kadın

kevgir

Fa kafgīr كفگير zsüzgeç § Fa kaf كف zköpük Fa gīr گير ztutan

kevkeb

Ar kawkab كوكب z [#kkb fawˁal ] yıldız Aram/İbr kawkāb, kawkbā כּוֹכָב za.a.

kevn

[ Süleyman Çelebi, Mevlid, 1409]
Zemzem ile doldı kevn ü mekān

Ar kawn كَوْن z [#kwn faˁl msd.] varlık, var oluş Ar kāna كان zoldu, var idi ≈ İbr kūn כונ z [#kwn] durmak, ayağa kalkmak ≈ Akad kānu durmak

Not: Arapçada "varolma" anlamını üstlenmiş olan #kwn kökü, diğer Sami dillerinde "(bir yerde) durmak" ve "(ayakta) durmak" anlamlarını taşır.


05.09.2017
kevser

Ar kawṯar كَوثر z [#ks̠r] 1. bolluk, 2. cennette bir ırmak veya havuz, adını bu sözcükten alan Kuran suresi <? Ar kaṯura كَثُرَ zçok idi

keyfe keder

Ar kayfa kadar كيف كدر zne gam? Ar kayfa nasıl

keyfiyet

Ar kayfiyya(t) كيفيّة z [#kyf y. msd.] nasıllık, nitelik Ar kayfa كيف znasıl +īya(t)2 Ar kayf كيف zdurum

keyif

Ar kayf كيف z [#kyf] durum, ruh hali, özellikle iyi ruh hali, hoşnutluk

keyvan

Fa kayvān كيوان zSatürn gezegeni Aram kēwān כון za.a. Akad kayamānu a.a.